RAMAZAN YAZAR DAN ÜLKEMİZ ÜZERİNDE NELER PLANLANIYOR? « Kırşehir Anadolu Haber

RAMAZAN YAZAR DAN ÜLKEMİZ ÜZERİNDE NELER PLANLANIYOR?

Bu haber 12 Haziran 2025 - 20:06 'de eklendi ve 805 views kez görüntülendi.
ÜLKEMİZ ÜZERİNDE NELER PLANLANIYOR?..
Tv ve sosyal medyadan neler görüyoruz.
Bu konular ülkemizin beka sorununun ta kendisi..
Bakın bir milletvekili açıklamasında diyor ki;
Teröristler Kandilden yaptıkları açıklamada
Öcalan bu toplantıyı yönetsin dediler.
Şimdi onun bir parçası da ne dedi.
Öcalan bize vido gönderdi demiş.
Yine AKP ye yandaş bir gazeteci söylemiş.
Öcalan İmralı’dan Ankara’ya getirildi ve
burada bir göz ameliyatı oldu demiş.
Şimdi hepsi birleştirilirse.
Bu olmuş bir süreçtir.
Öcalan’ın iki gözünde de katarakt olduğu biliniyordu.
Bir tanesinden daha önceden ameliyat olduğu konuşulmuştu.
Bu ameliyatın adada yapıldığı söylenmişti.
Adada böyle bir ameliyatın yapılması için alt yapı yeterli değil.
Belli ki ilk faslı yapıldı, ikincisi içinde buraya geldi.
Eğer bunlar doğru değil yalansa ona buna parmak sallayan
anında bizim açıklamalarımıza bile yalanlama getiren enformasyon
dezenformasyonla mücadele başkanlığı, iletişim başkanlığı
bunu derhal revize etmesi lazım.
Ben ister istemez şüphe duyuyorum acaba Ankara’ya
getirildi mi orada ameliyat bahanesiyle örgütünü yönetti mi?
Bu doğruysa çok vahim bir şey, korkunç bir skandal.
Yalansa çıksınlar bunu yalanlasınlar.
En son benim öğrendiğim teröristler PKK toplantısını
Süleymaniye’de yapmışlar ve önümüzdeki günlerde silah
bırakıyoruz tarzında bir seremoniyle toplumu ikna edecekler.
Ama asıl önemli mesele Suriye’deki 100 bini aşkın
YPG li de bırakacak mı?.
Açıklamada silahları hangi koşullarda bırakacakları görülmeyecek.
Bakın bu süreci ve toplumu hazırlamak için zinhar pazarlık yok.
Hiçbir uzlaşı yok.
Silahları kayıtsız şartsız bırakacak dediler.
Peki, aylardır niye toplanmadı bunlar?
Aslında kapalı kapılar ardında pazarlık sürüyor.
Bu pazarlıklar yapılıyor zaten.
Pazarlıklarda büyük ölçüde mesafe aldılar hatta sonuçlandı bile.
Bu aslında bir ihanet sürecidir.
Arkalarında ABD ve İsrail’in olduğu, asıl niyetin Irak’ın kuzeyinde bir
Kürt devleti kurulması olduğunu PYD YPG nin onaylanması için bir adım
atıldığı, Erdoğan’ın koltuk ömrünü, raf ömrünü, siyasi ömrünü uzatmanın
bir parçası olduğunu DEM partisi de selden kütük kapmak için anayasayı
ve TCK yı infaz yasasını değiştirmek için çaba harcadığını söylüyorum.
Bu son derece net.
Pazarlıklar yapılıyor.
Bu pazarlıklar mecliste var.
Sarayın arka koridorlarında var.
Kandilde var.
Boşuna mı gittiler kandile.
Boşuna mı gittiler Suriye’nin kuzeyine oradaki Kürt konferansına katıldılar.
Bunların hepsi de birbirleriyle ilintili.
Neticede toplantının Süleymaniye’de olduğu bilgisi geldi.
Muhtemeldir ki biraz zamana yayıp böyle bir seronomi gerçekleştirecekler.
Biz kendimizi fes ediyoruz diyecekler.
Zaman zaman 3-5 kişinin silah bıraktığına dair görüntüleri
toplumla paylaşıp bunu alayla valayla kamuoyuna yansıtacaklar.
Bir PR çalışması yapacaklar ama asıl ihanet arkada devam edecek.
Nedir bu?
PYD nin YPG nin artık tanınıyor olması.
Bu korkunç bir ihanettir Türkiye’ye ve bölgeye.
Yanı sıra DEM ve AKP nin yaptığı pazarlıklar, anayasa değişikliği
pazarlıkları Erdoğan’ın bir daha aday olması için atılmış adımlar
ve devam eden pazarlıklar ve 7000 teröristin cezaevinden
çıkarılması pazarlıkları.
İşte tüm bunlar yürürken maalesef topluma da bir PR
çalışmasıyla, bir algı yönetimiyle, bir süreç gösterilecek.
Ama burada asıl sorulması gereken soru şu; 23 yıldır bu işi niye yapmadınız?
Madem pazarlıksız bir şekilde terörist başından gelecek
bir mektupla bu işi çözüyordunuz, niye bunu yapmadınız?
Ve 23 yıldan beri ekonomik, diplomatik, askeri, istik bari, hukuki,
demokratik ne derseniz deyin adına niye bunları yapmadınız?
Daha anlaşma yaptığınız, ilan ettiğiniz günün bir gün
sonrasın da Ankara’da TUSAŞ ta saldırı gerçekleşti.
Bu alçaklar PYD, YPG nin uzantısı olan PKK nın devamı olan
bu alçaklar Ankara’ya kadar geldiler ve bir terör estirdiler.
İnsanlarımızı katlettiler.
Meşum yavrularımızı öldürdüler.
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunlara nasıl kayıtsız kalır?
Son olarak sözlerim Türk Silahlı Kuvvetlerini ve Milli Savunma Bakanlığını
açıkça kınıyorum buradan ve net olarak söylüyorum.
Başta Milli Savunma Bakanı olmak üzere sen koskoca bir devletin temsilcisisin.
Bir bakanlıksın. Koskoca ordunun başındasın.
Alçak terör örgütü daha geçtiğimiz hafta pırıl pırıl bir yavrumuzu üzerine
el yapımı patlayıcı bağlanmış bir dronla yaptığı saldırıyla şehit etti.
Ve sen terör örgütü PKK nın lafını bile ağzına alamadın.
Ve örgüt dedin. PYD, YPG ye Suriye demokratik gücü diyorsun.
Sen nasıl bir anlayışla böyle davranabiliyorsun?
Açıkçası buradan Milli Savuma Bakanını uyarıyorum.
Taşıdığın kimliğin, taşıdığın sorumluluğun gereğini
lütfen yapsın diye buradan bir kez daha kendisine ikaz yapıyorum.
Bu ülkenin 50 bin kişisinin canına mal olmuş bir terör örgütüne
terör örgütü diyemeyen bir Milli savunma bakanlığı var.
İnanılmaz bir proje yürütüyorlar.
Bütün denklemleri tek tek konuşulmuş, dizayn edilmiş ve
biz bunları her gün deşifre edeceğiz.
Asıl Hedef Kürt Devleti Kurmak’
Hakan Fidan’ın yaptığı açıklamaya değerlendirme yapacağım diyor
Çömez; bakın siz yola çıkarken bundan 6 ay önce herhangi bir pazarlık yok.
Koşulsuz şartsız silah bırakıyorsunuz dedi.
Sonra Erdoğan ne söyledi? Silahları gömün dedi.
Gömmezseniz biz sizi gömeriz dedi.
Açın önünüzü. Gömerseniz gelin siyaset yapın dedi.
Falan buna benzer açıklamalar yaptı. Aradan 7 ay geçti.
Pazarlıklar arka kapıda devam ediyor ve terör örgütü kendince
son derece ince dizayn edilmiş bir açıklama yaptı.
Toplandık dedi.
Bu kadar.
Ve dış işleri bakanı diyor ki evet toplandılar.
Çok teşekkür ederiz.
Şimdi sıra bizde diyor aslında.
Yani dış işleri bakanı zımnen bir mesaj veriyor terör örgütüne.
Şimdi sıra bizde.
Bizde gereğini yapacağız diyor.
Mesaj budur.
Şimdi bir süreç çalıştırılıyor, taraflar birbirlerine mesajlar veriyor.
Kapalı kapılar ardında veriliyor.
Kamuoyu önünde mesajlar veriliyor ve toplum bir anlamda ikna edilmeye çalışılıyor.
Sadece toplum da değil.
Bu projenin arkasındaki küresel efendileri de aynı mesajı veriyorlar.
İyi gidiyoruz.
Dersimize çalıştık.
Merak etmeyin.
Sizin niyetiniz Irakta bir Kürt devleti kudurmak.
PYD YPG nin bizim tarafımızdan onaylanmasını istiyorsunuz.
Tamam dersimize çalıştık.
Milleti ikna etmemiz lazım diyorlar ve bir siyaset mühendisliği yapıyorlar şu anda.
Soruyorum bu iş Hakan Fidanın üstüne mi vazife?
Niye içişleri bakanı değil?
Niye adalet bakanı değil?
Niye milli savuma bakanı değil?
Askerlerimiz şehit oluyor.
Polislerimiz şehit oluyor.
Bir sürü hukuki süreç çalışıyor, çalıştırılacak.
Neden dışişleri bakanı?
Çünkü dışişleri bakanı bir anlamda eski MİT başkanı olması münasebetiyle ve
asıl önemli olan bu projenin arkasındaki asıl hamilerine mesaj veriyor.
Biz uzlaşıyoruz merak etmeyin dersimize çalıştık.
Şimdi burada 7 ay geçmiş bu alçak örgüt.
Biz kayıtsız, şartsız, koşulsuz silahları bıraktık demiyor.
Niye demiyor?
Siz değil misiniz?
Aylardır söylüyorsunuz koşulsuz silah bırakılacak diye.
7 ay geçti. Niye bırakılmıyor?
Neden bırakılmıyor ayrıca en önemli noktanın altını çizmek istiyorum.
4 tane KCK nın altında 4 tane örgüt var.
Bir tanesi PKK, bir tanesi PYD, YPG Irak’ taki, Suriye’deki Irak’taki ayrı PJAK İran’da.
Şimdi bunlarla ilgili hiç bir şey konuşmuyoruz.
Niye bir Allah’ın kulu iktidar cephesinden Suriye’nin kuzeyinde
120,000 kişilik terör ordusuyla ilgili bir tek kelime laf etmiyorlar.
Onun başındaki Mazlum Kobani diyor ya Trump Erdoğan’a
‘’aptal olma diyor, General Kobani ile otur anlaş’’ diyor. ‘’
Ben senin bir sürü meseleni çözdüm’’ diyor.
Unutma bunları kafanı kullan’’ diyor.
Ne oldu şimdi bizim kırmızı bültenle aradığımız Mazlum Kobani
orda 120 bin kişilik terör ordusunun başına getirildi.
Şimdi bütün bunlar konuşulmuyor.
Hakan Fidan çok güzel tamam acele zaten beklemiyoruz.
Yani o örgüt diyor.
Onlar gereğini yaptı toplandılar.
Nerde toplandıklarını da söylemiyorlar.
Biz Süleymaniye’de olduğunu biliyoruz.
Tarih yazacak nerede olduğunu.
Terör örgütü ile ilgili hiçbir yorum yapmıyor.
Çok iyi iş yapıtları bir araya geldiler diyor.
Sonra sıra bizde merak etmeyin bizde dersimize çalışacağız diyor.
Şimdi bundan sonra bakın görülecek.
Önümüzdeki haftalarda haftalardır kotardıkları ve
üzerinde çalıştıkları 10.cu yargı paketini getirecekler meclise.
Bununla ilgili pazarlıklar yapıldı.
Arka kapıda yapılan pazarlıklar gün yüzüne çıkacak.
Şimdi Hakan Fidan onu söylüyor.
Merak etmeyin, şimdi pazarlığın meyvelerini toplayacaksınız.
Biz hazırlık yapıyoruz diyor.
Bu pazarlığın mahiyetini biz bilmiyoruz AKP milletvekilleri de bilmiyorlar.
Diğer parti milletvekilleri de bilmiyorlar.
DEM partinin bir kısım yapısıyla AKP den bir gurup yapı bunun üzerinde çalıştılar.
En son adalet bakanıyla bunu son noktaya getirdiler.
Şimdi hiç kimsenin haberinin olmadığı bu pazarlık ürünü 10.cı yargı paketi
7000 tane PKK lını tahliye edilmesini sağlayacak, bu yargı paketi meclise gelecek.
Şimdi ası istedikleri bu.
Ondan sonra yavaş yavaş süreç çalışmaya başlayacak.
Yani kapalı kapılar ardında taraflar istediklerini tek tek almaya başladılar.
AKP mesafe alıyor.
DEM mesafe alıyor.
En büyük mesafeyi de terör örgütü alıyor.
O kandildeki alçaklar alıyor.
Zaten istedikleri de oydu ABD nin ve İsrail’in.
Kimse artık PYD YPG yi terör örgütü olarak da tanımıyor.
Çocuklarımız hala katlediliyor.
Şehitlerimizi bir otoparktan kaldırıyorlar.
Cenazesini bir otoparktan kaldırıyorlar.
Şehitlerimizi katleden o alçak örgüte terör örgütü bile diyemiyorlar.
drone gelmiş çarpı vermiş canım falan diyor bu ülkenin Milli savunma bakanı.
ABD de istediğini yavaş yavaş alıyor.
Onların bekledikleri şu.
Bakın 1000 den fazla hava saldırısı yapıldı.
Suriye’de artık sahada HTŞ nin kontrol ettiği bölgede silah kalmadı.
Buradaki pek çok silah ve mühimmat kullanılabilir durumda olanlar
Fırat’ın doğusuna geçirildi PYD, YPG ye o terör ordusuna verildi.
Bu arada İsrail Suriye’nin güneyini Dürzilerin olduğu bölgeyi
ele geçirdi ki Suriye’nin kuzeyi ile bağlantı koridoru oluşturuldu.
Artık bir Davut koridoru oluşmuştu.
Süleymaniye’den kalkan bir araç hiçbir engele takılmadan
Akdeniz’e ulaşacak noktaya gelmiştir.
Yanı sıra Golan tepeleri işgal edilmiştir.
Yanı sıra Hermond dağı işgal edilmiştir.
Suriye’de ABD nin ve İsrail’in istedikleri nokta artık vardır.
Şimdi bu noktadan sonra ne olacak? İsrail şu an Şam’a 14 km mesafede.
Belki bir süre sonra önümüzdeki aylarda İran operasyonu başlayacak.
Bunun için sahada mıntıka temizliği yapıldı ve YPG, PYD terör ordusu
artık türküye tarafından da Suriye demokratik güçleri olarak tanınıyor.
İç politikaya da döndüğümüzde kapalı kapılar arkasında pazarlıklar sürüyor.
Öcalan’ın ceza evinden çıkması orada küçük bir saraycığın içerisinde
ikamet etmesi, oradan örgütüne mesajlar vermesi, önümüzdeki
günlerde veya aylarda DEM partinin adının değişmesine tanık olunabilir.
Ama bu arda alabildiği kozu alacak.
Alabildiği imkânları temin edecek AKP den.
TCK değişecek, infaz yasası değişecek.
Teröristlerde yavaş yavaş tahliye olmaya başlayacaklar.
Süreç böyle çalışıyor ama son derece dikkatliler.
Şunu da söylemeden geçmeyeceğim saray ciddi manada panikte.
Çünkü bu sürecin aleyhine döneceğinin farkında.
Sokaktaki vatandaş, o feraset ve basiret sahibi,
Anadolu insanı, aziz Türk milleti neyin ne olduğunu görüyor.
Kulak kabartmış durumda.
Benim diyor yavrularımı şehit eden, askerlerini katleden,
öğretmenlerimi, polisimi infaz eden, katleden bu örgütü affetmek
için kapalı kapılar ardında pazarlık yapan bu güruh sokaktaki
aç çocukların, sokaktaki sefil insanların ve dram çeken problem
yaşayan açlık ve sefalet içerisindeki emeklinin durumundan haberdar değil.
Onu için millet öyle bir ders verecek ki, bundan sonra o % 25 lik
ikna olmuş toplum kesimini artırma şansları da yok.
Ve göreceksiniz bu proje, bu ihanet projesi ucu dışarıda olana ihanet
projesi bu iktidar sahiplerini ve bundan medet uman, bundan rant elde eden
bu güruhun kucaklarında patlayacak.. ..-alıntı-araştırma- Vesselam…
Hoşça kalın, Dostça kalın, Sağlıklı kalın
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.