YÜREĞİMİ DON VURDU KARARDI HERŞEYİM!..  « Kırşehir Anadolu Haber

YÜREĞİMİ DON VURDU KARARDI HERŞEYİM!.. 

Bu haber 09 Şubat 2026 - 17:58 'de eklendi ve 1.052 views kez görüntülendi.

YÜREĞİMİ DON VURDU KARARDI HERŞEYİM!..

Günlerden pazartesi Şubatın 9 zu yine daldım derinlere…

Bir düşünür diyor ki;

“İnsanlar dünyaya yalnız gelirler..

Yalnız giderler..

Bana sorarsanız, yaşarken, gelirken ve

giderken de daha yalnızdırlar.”

Baharın içinde her taraf çiçeklerle, yeşilliklerle donanırken..

Gecenin ayazı çok gördü güzellikleri ‘’don vurdu’’ birden bire..

Ve yine bir haber uzaktan bu ‘’don kii ‘’ nasıl don..

Gelmeden ayazı sapır sapır döküyor her tarafı.

Mevsimlerde değişiyor güzde mi, yazda mı, kışta mıyız ?..

Ama bir şey değişmiyor insanın alnına yazılan kaderi..

Mevsimi geldi de geçiyor, her yer bozkıra döndü…

Zaten bozkırdı da kış gelince bembeyaz örtüyle örtündü doğa..

Hazan mevsiminde dökülen yapraklardan tekte tükte eser kaldı..

Hani nerede o renk renk çiçekler, kurşun yemiş gibi oldular..

Rüzgârların sert esmesi bu sene hızını kesmedi..

Hele sabah erken ve ikindi sonrası kurşun gibi değiyor..

Ama hiç birisi yürek sızısı gibi dokunamıyor…

Yaşam cazibesini kaybetmiş..

Endişeli bir duruş sergiliyorum..

Bende bir büyük çekingenlik

Zamansız vakitsiz dalıp gitmeler

Ve ansızın kaybetme korkusu işlemiş ciğerlerime..

Sevdiklerimi…

Ve…

Nerde?

Ne zaman?

Başıma geleceklerden habersiz!

Bir bekleyiş içerisindeyim işkencede gibiyim.

Ama insan evladıyız arsızım..

Yaşanacaklara inat

Ayakta kalmaya çalışıyorum…

Hissediyorum iliklerime kadar ayrılık korkusunu..

Hani bu kış mevsimi var ya dostlar neler hatırlatıyor bana…

Derler ya, zaman her şeyin ilacıdır diye..

Gerçekten ilaç olacak mı zaman bilemiyorum?

Bu kış mevsimi gelince içimde bir sancı yaratıyor…

Zaman mekân çare olmuyor…

Sızılarım her geçen gün bir öncekini aratıyor…

Yüreğimin sızısı kanı hiç dinmiyor…

Kavruluyor yanıyor bu ayazlarda alev alev…

İçimde derin bir boşluk ve hiçlik var..

Göz pınarlarımda biriken ve usulca dökülen yaşlar

Ve yüreğimde dinmeyen..

Bu sessiz kanayışa sebep sensizlik ve sizsizlik..

Ve zemheri kışı ve bu gücük bile unutmamı sağlamıyor,

Yüreğim közünü deşeliyor, açığa çıkarıyor kor ateşi…

Ben candan parçalanmış ayrılıklar yaşadım alev alev..

Ve..

Bakıyorum bir zemheri ve güçük kış mevsimindeyiz..

Yapraklar kalmamış dallarımda….

Gazel olmuş gövdelerinim etraflarında ve köklerimde..

Hani eskiden analarımız bacılarımız bir sapını dahi hiç etmezlerdi

yaprakların saçkı yapacağız tandırda yakacağız diye..

Şimdi ise yolların ve bahçelerin birer aksesuarları olmaktadırlar..

Düşünüyorum, birer birer kaybettim kaybediyorum..

Sevdiklerimi…

Bir zamanlar ayrılık kelimesi yoktu lügatimde..

Sanki farklı dünyada yaşıyormuşum gibi…

Bu kış mevsimi var ya,

Kabuk bağlamış yaralarımı kaşıyor…

Ayrılık kokusunu korkusunu depreştiriyor…

Hani eskiden güz yağmurlarıyla birlikte,

toprak kokusu yayılırdı etrafa ya..

“Zamanla alışırsın ayrılıklara” demişlerdi ya..

Söyleyen ne de kolay söylemiş bu lafı, bilerek ve ya bilmeyerek..

Ne kadar basite indirgemiş her şeyi.

Sanki başına gelmemiş hiçbir ayrılık

Yaşamayanlar için kolaymış demek ki ayrılıklar.

Ya da avutmak istediler kendilerini ve etraflarını..

İçlerine attılar gön bağlamış yüreklerine..

Hâlbuki ki, gidenler sessiz çığlıklarımı duymuyorlar bile..

Görmüyorlar delicesine çırpınışlarımı!

Zannediyorum ki bütün evren kulak tıkmış çığlıklarıma..

Sırt dönmüşler, umursamıyorlar, duymuyorlar bile…

Zaman çare olacak mı sancılarıma?

Bu yorgun bedenim, kalbim huzur bulacak mı?.

Unutup nasır mı bağlayacak..

Ve

Yüreğimin yangını küllenip kabuk bağlayacak mı?.

Hasretten yanan toprağımın üzerine karlar mı yağacak?

Her anım yaşadıklarım yaşanmamış gibi mi olacak..

Asıl o zaman ayrılık sancıları…

Gönlümde yalnızlık,

Gözlerimde nem;

İçimde yokluğun sonsuz haykırışları..

Çatlak dudaklarımdan dökülen sesler..

Toprağa göz kırpan yorgun bedenim…

Sıra sıra geçiyor bütün mazim gözlerimde ve zihnimde..

Film şeridi gibi..

Hayatımda herkes birer kahraman

Biz ne ayrılıklar yaşadık diyor şair bilerek mi söylemiş bilmem de..

Ben ne ayrılıklar yaşadım ben bilirim!

Soğuk rüzgârlarla

Sararan yapraklarla

Hüzünlü yağmurlarla

Zemheride , gücükte, hazan mevsiminde ve..

Uğurladım sevdiklerimi tek tek…

Geride yaşlı gözlerle kucaklarken sensizlikleri..

Mutluluklara dur dedim bir sünger çektim..

Sıkıntılarıma omuz verenleri

Mutluluklarıma mutluluk katanları

Düştüğümde tutup kaldıranları

Her yokluğuma çare olanları

Her acılarıma omuz verenleri..

Ben hep gözyaşlarımla uğurladım sevdiklerimi…

İlahi emre boyun eğerek ve cümlesine Rahmet dileyerek. Vesselam…

Hoşça kalın, dostça kalın, sağlıklı kalın…

Ramazan Yazar

Emekli Teknik Öğretmen

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.