RAMAZAN YAZAR DAN ”DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ, VAKİT ÇOK GEÇ!” « Kırşehir Anadolu Haber

RAMAZAN YAZAR DAN ”DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ, VAKİT ÇOK GEÇ!”

Bu haber 24 Mayıs 2025 - 15:14 'de eklendi ve 840 views kez görüntülendi.
”DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKUNDAYIZ, VAKİT ÇOK GEÇ!”
Ülke olarak çok zor günlerden geçiyoruz ve bu zor günlerin
sonunda ışığın görüneceğine dair güçlü bir işaret görünmüyor.
Her ülke kriz dönemlerinden geçebilir.
Bir ülkede insan kaynağının nitelik kaybı bir anda olmaz.
Yıllar içerisinde birçok alanda yapılan hatalı
kamu politikası tercihlerinin sonucu olarak ortaya çıkar.
Ancak,
Şeytanın fazla mesai yaptığı günlerdeyiz.
Kimisine Devletin ikbal ve haysiyetini
korumak için bedeller ödemek düşecek Karlı dağlarında,
kimilerine ise aynı gayelerle çıktığı yolda ihya olmak
düşecek en basit konteyr ev ve çadırlarında…
Daha fazla makam, daha fazla ihale, daha fazla para…
Ve kaçınılmaz olan güç…
Amacı topluma hizmet değil, haksız kazanımlar edinirken
önündeki engelleri kaldırmak.
Dillerde var dava, oysaki Kızıl Elma desen soyda yiyelim
diyecek be ahmak!
Yiyin beyler yiyin.
Her şeyi yediğiniz gibi, elmayı da soyarak yiyin.
Hiç ölmeyecekmiş gibi yiyin.
Şişip patlayana kadar yiyin.
Garibin gurabanın, ezilip bükülenin, yetimin öksüzün,
Ali Dayımın Ayşe teyzemin hakkından yediğiniz gibi yiyin.
Vatandaş çatı katı atamazken, özel ormana 553 villaya
Göz yumanlar hem resmi hem de gayri resmi yiyin.
Yemeden önce yolunuza taş koyanlar olursa,
tehdit etmekten de geri durmayın!
Yeter ki yiyin…
Hatta önünüzdeki bittiyse önümüzden de yiyin!
Yakışmıyor beyler…
Geçmişinize yakışmıyor…
Savunduğunuz değerlere yakışmıyor,,,
Ama; her bakımdan deniz bitti, kara görünüyor..
Biz bu filmleri daha önce ki yıllarda da görmüştük..
Aradan seneler geçti iyi olur demiştik..
Az veya çok , iyi veya kötü üretimlerimiz vardı..
Fabrikalarımız vardı, limanlarımız, santrallerimiz vb var dı..
Sonra dendi ki, devlet zarar ediyor bunlar birer kambur,
bunların özelleşmesi lazım ki, halk refaha kavuşsun!
Sonra bir baktık ki, bir şeyimiz kalmamış bütün
para getiren fabrikalar, kurumları da satmışız..
Eee büyüklerimiz daha iyi bilir dedik!
Onlar vatandaşı düşünmeyecekte kim düşünecek dedik!
Neredeyse bazı kesimler haşa ilahi bir güç sandılar..
Ne dediyse peşinden koştular, ama birde baktılar ki
ne saman kalmış ne de samanlık..
Dışarıya ihraç ettiğimiz ürünleri ithal eder hale gelmişiz.
buğdayımızı, nohutu, fasulyeyi, çiçek yağını vb ve de samanı dahi..
Sonra bir numaralar döndü birileri içimize nifak sokmuş
Devleti ele geçireceklermiş bir gece aniden savaşa girdik sanki..
Bu savaşta 252 vatandaşımızı kaybettik ama savaşı kazandık!..
Sonra bu günü bayram günü yaptılar kutlamaya başladık..
Bütün bunlara rağmen ekonomi savaşı kazanılamıyor!
Vatandaş her girdiği markette, pazarda, alış verişinde
koşar adım geri çekilip yenik düşüyorlar..
Haa hakkını yemeyelim, vatandaşın bazı kesimleri her zaman
olduğu gibi dim dik ayaktalar, onlar hiçbir zaman yenilmiyorlar…
Hatta ekonomi mekonomi hak getire analarını belliyorlar!
Diyorlar ki, sabır sabır diye, yıllar geldi geçti inandık ama..
Artık vatandaşta kaşarlandı!
İnanmayı bırakan çoğaldı..
Haydi, canım haydi inandık!
Demeye başladılar da biraz geç mi oldu..
Markete, AVM merkezlerine giren vatandaş ürün fiyatlarını görünce..?
Birkaç örnek; 1 kğ teryağ 400-500 tl,
600 gr kaşkaval kaşar peynir 200 vb.. vb…
Bazen gazeller duyduk, marketler, fiyatları indirecekmiş gibisinden…
Hatta maliyetine satışlar yapılacakmış diye!
Bunların hepsi seçim arifelerinde yaşadık..
Bayağı bir gaza gelindi, gaza da fazla yüklendik, gazdan az biraz
ayağımızı çekelim,
Milletin şakülünün kaydığını fark edemedik mi dediniz?
Biraz fazla ayıp ettik,
Gelen-giden sayısı düştü!
İşler kesat, cirolar berbat!
Millette para bitti, bitiyor, diye vicdan muhasebesi falan mı yaptınız?
Hiç sanmıyoruz!
Belli ki, vites değiştirmekten…
Fiyat etiketi değiştirmekten yoruldunuz da, mola mı verelim
dediniz bilmem!
Bu fakir, bu fukara, bu garip ve kalender insanlara hiç mi acımadınız?
Alım gücü sarsıntı geçiren, kredi kartlarının limiti dolan, faturalarını
ödeyemeyen, aldığı kredileri ödeyemeyen insanların sayısında
olağanüstü patlama yaşanması…
Neticede sizin içinde deniz bitti marketler!
Deniyordu ki;
Enflasyonun belini kırmaya başladık!
Gabar’da bulunan petrolle millet olarak rahatlayacağız!
Millet geçim derdine, kirayı nasıl ödeyeceğiz, öğrenciler, ilaç parası,
elektrik, doğalgaz, vergiler, harçlar, eve ekmek falan filan derken..
Birden bire Allah tarafından ilahi bir kudret Bahçeli çıktı ve kükredi..
‘’Öcalan çıksın, mecliste konuşsun silahı bıraktık desin vs vs’’..
Terörsüz Türkiye diyerek, Hür-Pa ile demokratik Türkiye’yi yıkma peşinde.
Aman Allah’ım, millerin hiçbir derdi kalmadı, sıkıntısı kalmadı, hastalar
iyileşti, kiralar ödendi, vergiler, harçlar, doğalgaz, elektrik vb vb vb
Ağlayan bebekler sustu, ihtiyarlar gençleşti, yatalak hastalar bile iyileşti..
Ne ekonomik sıkıntıdan bahseden kaldı ne dertlerden..
Varsa yoksa Öcalan’a ve içeridekilere umut hakkı ve nasıl bırakırız.
PKK nasıl hoşnut ederiz..
Şehitler, gaziler, sönen ocaklar… boş verin bunları..
Irak’ta, Suriye’de Mazlum Abdi, Coloni Kürdistanları kurmuşlar ordularıyla,
bütçeleriyle kimin umurunda, biz Apo ya özgürlük türküsü ne devam fakat
bunların hepsinin sonunda BOP a çıkacağı ve birilerinin ekmeğine yağ
süreceği için, vatandaş ekmeği yağsızda yesek olur diyorlar.
Onca yılların ekonomisi insanların sıkıntıları..
Nasılda unuttuk, unutturuldu..
Demek ki ülkemizde hiç ekonomik sıkıntı yokmuş bizler sıkıntı yaratmışız..
Dövizi de dış güçler 40 – 50 bandına çıkardılar.
Düğünlerde tattığımız çeyrek altında 6700-6900 tl sorun değil..
Ne olacak kahvaltıda peyniri, zeytini, ekmeği kısarız olur biter.
Diyoruz ya çözüm süreci memleket kurtulacak.
Yav bu emperyalizm var ya..
Sende yer altı yer üstü kaynakların varken..
Ülkenin etrafı üç denizle çevriliyken,,
Ve Asya ile Avrupa’yı birleştirirken..
Topraklarımızdan; Altın. Bakır. Bor. Boksit.
Demir. Krom. Kükürt. Manganez.vb çıkarken..
ABD ve İsrail BOP derken,,
Arzı Mevud emir ve beklentileri sonuca bu kadar yaklaşmışken,,
Vaat edilmiş toprakların son aşamasına gelmişken..
Terör örgütünü drone, hava araçları, uzun menzilli füzeler, roketler
ve son derece gelişmiş modern silahlarla yenilerlerken..
Kimseye silahta bıraktırmazlar, kimseyi rahatta bırakmazlar..
Şimdiye kadar hükümetinde işine geliyor her şeyi bildikleri halde..
Bir sonuca çıkılmayacağını bildikleri halde,
Vatandaş bu şekilde uyusun istiyorlar.
Ülke olarak üretimimiz yoksa maliye sırf vatandaşın,
Vergileriyle, harçları ve vb dolacaksa..
Ülkemizi aydınlıklar değil daha da kara günler bekliyor.
Bütün;
Millet dünyasından geçerken…
Madden-manen perişan olurken…
Neredesiniz?
Zararın neresinden dönersek kâr dediniz amma…
Yarım elma, gönül alma bile diyemeyenlerin bu işten
edeceği bir kâr da, kalmadı artık!
Bizlerin açısından ise;
”Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç!” misali… Vesselam…
Hoşça kalın, Dostça kalın, sağlıklı kalın..
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.