OKUDUK, OKUTTULAR, OKUTUYORLAR, DAHA DA OKUTACAKLAR!
Evet, yavaş yavaş sürecin sonuna geliniyor verilen sözlerin
Tutulmaya başlandığın ön izleri görülüyor.
Cezaevleri sessiz sessiz boşalmaya başladı fazla ses çıkarılmadan
Ve toplum uyanmadan ne olduğu anlaşılmadan..
Erdoğan halkın nabzını çok iyi tutyor ve nabza göre şerbet veriyor..
Vatan diyor, millet diyor, kardeşlik diyor diyor da diyor ve hep beraber
Alkışlar çünkü söyleyen asrın lideri, bazılarına göre dünyayı yönetenlerden
Biri, yine bazılarına göre İslam’ın halifesi vs vs..
Ve son olarak ta mesajını verdi Erdoğan:
“AK Parti, MHP ve DEM; biz, en azından üçlü olarak
bu yola beraber yürümeye karar verdik.”
*Yılan derisini değiştirir huyunu asla ve kandırıldık deyip açıklama
yapar malum şahıslar olan gene Türk halkına olur fetöde olduğu gibi
*Hala bu senaryolara inanan kitle olduğu sürece bizden bir şey olmaz
*Hainliğin bilmem kaçıncı safhası, sizin filmlerinizin kaçıncı
bölümünü izletiyorsunuz bizlere.
Bitmiş bir örgütü kendi çıkarlarınız için tekrar güçlendirme çabası
içine girdiniz siz sanıyor musunuz ki bunlar gerçekten plana sadık kalacak.
Yazık çok yazık
*Birkaç yüz terörist piyade silahlarını sembolik olarak bırakıp
doğruca PYD ve YPG kadrolarına katılacaklar.
Bizim muktedir de; hem yerli malları ikna edecek, hem lüks içinde yiyip
içip semiren apo katilini, hem DEM parti yönetimini rahatlatacak hem de
ve en önemlisi Trump’a sadakatini göstermiş olacak.
Şimdi bir komisyon hazırlığı var.
Numan kurtulmuşun temasları sürüyor.
Bir yandan MİT başkanı İbrahim kalının temasları sürüyor.
3-4 ay öncesinde iktidar cephesi zinhar bir pazarlık yok.
Hiçbir diyalog yok.
Hiçbir şart ve koşul yok.
Biz teröristlere çağrıda bulunduk.
Silahları bırakın dedik ve bu noktadayız dediler.
Fakat bir süreç işlettikleri belliydi.
Bunu milletin gözünün önünden kaçırarak yürütüyorlardı.
Perde arkası devam eden bir pazarlık var.
Ve bu pazarlığın anasını da İmralı’daki terörist başıyla yapılan
görüşmeler oluşturuyor.
Madde madde bakıldığında, bir tanesi Öcalan’a verilmek istenen özgürlük.
Öcalan’a orada tesis edilecek bir alan ve oradan örgütünü ve onun siyasi
uzantısını yönetmek istiyor.
Orada söz sahibi olmak istiyor.
İkincisi TCK değiştirilmek isteniyor.
Yanı sıra infaz yasası değiştirilmek isteniyor ve şu anda 7000 kişi
olan 4500 ü aktif olarak terör faaliyetlerine katılmış teröristlerin
cezaevlerinden kısım kısım tahliye ediliyorlar..
Yanı sıra ek olarak anayasada değişiklik planlanıyor.
İlk 4 madde şimdilik mümkün değil.
Anayasanın ruhunu giriş kısmını değiştirmek istiyorlar.
Ek olarak 42. Ve 66. Madde üzerinde de revizyon yapmak istiyorlar.
Geçen zaman içerisinde hem Öcalan’ın cezaevinden yapmış
olduğu ki orayı bir stüdyoya çevirdi.
Bazı ekranlar karartılırken Öcalan’a bir stüdyo tahsisi edildi İmralı da.
Oradan mesajlar verdi.
Yanına almış olduğu katil sürüsüyle ve dedi ki, biz demokratik cumhuriyet
İstiyoruz, demokratik siyaset istiyoruz, özgürlük istiyoruz vesaire
bir takım mesajlar verdi.
Tabi yanı sıra 7000 kişilik bu söz konusu terör grubunun dışında dağda
bulunanların, Kandil’de bulunanların sürecine dair bir takım talepler gündeme geldi.
Geçen günlerde Diyarbakır cezaevinden 200 kişinin davullu zurnalı kutlamalarla
tahliye edilmeleri bazı medya organlarında yer aldı, bazılar ıda gizleniyor…
Bunu da Adalet Bakanı zaten inkâr etmedi.
Önümüzdeki günlerde 1500 yakın teröristin affedileceğine dair haberler gelmektedir.
Bütün bunlar son derece önemli.
Şimdi bunlar okunduğu zaman demek ki ilk gün ortaya konan
pazarlıksız bir süreç yoktur tezi çürütülmüş oldu.
Yani sonuna kadar pazarlıklar yapılmış görülüyor.
Yine başa dönecek olunursa, madem pazarlık yok, niye terörist
başıyla oturulup görüşmeler yapılıyor?
Niye onun mesajlarından medet umuluyor?
Niye onların Kandildeki uzantıları her Allah’ın günü medya marifetiyle,
kendi medyaları marifetiyle mesajları veriyorlar ve yanı sıra onların
siyasi uzantıları yani DEM parti her yerde açıklamalar ve mesajlar
vererek sürece dair bir yol haritası koyuyor.
Hatta o kadar ileriye gittiler ki CHP ne diyorlar ki masaya oturun.
Aksi halde İmamoğlu cezaevinde kalmaya devam edecek.
Masaya oturun ki cezaevinden çıksın diyorlar.
Bu bile aslında devam eden pazarlıkların ne hale geldiğini Türkiye’nin
hukuk devleri hüviyetinden ne kadar uzaklaştırıldığının bir göstergesidir.
Yine geçen günlerde MSB bir açıklama yaptı ki ne dedi bakan
dağdakiler gelsin onları alalım.
YSK askerlik yapsınlar.
Bakan bunu söylüyor ( tabi dönem birincileri teğmenlerin ihracı unutuldu!).
yine bir haber Kandilde bulunanlar sözüm ona aktif terör faaliyetlerine
katılmamışlarsa terör örgütü üyesi olmaktan yargılanmayacaklarmış.
Başka bunlar Türkiye’ye gelecek.
Peki, ne olacak Türkiye’ye gelince?
MEB, SANAYİ Bakanlığı bunlara özel kurslar, hizmet içi kurslar verilecek,
eğitimler verilecek ve bunları hem sosyal hayata dâhil edecekler
hem de bunlara iş imkânı bulacaklar.
Bunlar konuşuluyor, bunlar tartışılıyor ve böyle bir süreç aslında
toplumun bilgisi dışında ve bazı medya grubunun bilgisi dışında yürüyor.
İktidar diyor ki, terörsüz Türkiye.
Terörsüz Türkiye tezine, önermesine, fikrine karşı hiç kimse duramaz.
Bu çok net.
Toplum diyor zaten Türkiye’de terör olmasın.
Türkiye terörsüz olsun. Türkiye hainsiz olsun.
Bu ülkenin her bir vatandaşı eşit ve birinci sınıf olsun, dostça, kardeşçe yaşasın.
Bir ve beraber olalım, Ulus devlet kimliğimizden ödün verilmesin.
Atatürk’ün bize armağan ettiği demokratik, laik, sosyal hukuk devleti
kimliğimizden ödün verilmesin.
Sağcısıyla, solcusuyla, Alevi’siyle Sünni’siyle, şeküleriyle; muhafazakârıyla,
Kürt’üyle, Türküyle, doğulu ve batılısıyla, kuzeylisi ve güneylisiyle hepimiz
hep beraber yaşayalım.
Hep beraber birlikte eşit ve birinci sınıf vatandaş olarak yaşayalım.
Şimdi iktidara şu soruları sormak gerekiyor.
Şimdi diyorsunuz ki, ‘’terörsüz Türkiye’’.
Tamam, terörsüz Türkiye olsun da, demokratik adımlar attınız mı?
Hukuki adımları attınız mı?
Siyasi, istihbarı, askeri, ekonomik, diplomatik birçok adımı attınız mı?
Atmadıysanız niye atmadınız, niye beceremediniz?
Attınızsa hangi sonuçları aldınız veya alamadınız?
Ama bu şekilde çalışılmadı, 23 yılın hesabını vermediler.
23 yıl önce neden terörsüz Türkiye demediler de bugün bu sloganı
milletin karşısına koyuyorlar.
Bunun cevabını vermediler.
Madem bu iş bu kadar kolaydı yani terörist başından gelecek
mektupla veya bir video mesajıyla bu iş halloluyordu.
Niye yapmadılar bunca senedir oturun bunu söyleyin millete.
İmralı’ya bir ulak heyeti gönderdiler.
Dem partinin siyasetçilerinden oluşan bir ulak heyeti.
O ulak heyeti Öcalan’dan aldığı mesajı parlamentoya getirdi.
Bu tepki gördü, aynı ulak heyeti bir başka formatta oraya gitti.
Oradan aldığı mesajı saraya taşıdı.
İtiraz şuna devlet terörle oturup pazarlık yapmaz.
Elbette terörü bitirmek için her türlü enstrümanı kullanır.
Devletin bizim bildiğimiz bilmediğimiz modelleri ve yöntemleri olabilir.
Olmalıdır da, ama bir süreç işletiyorsunuz kendinizce.
Bu süreci 23 yıldır niye işletmediniz?
İşlettiyseniz ne noktaya geldiniz?
Dün 86 tane terörist var ayakkabı numaralarını dahi biliyoruz dediğiniz
teröristler nasıl oldu da bu gün sizinle pazarlık yapacak hale geldiler?
Bunları halka anlatıp açıklama yapmanız lazım.
Ve
*Madem bu kadar kolaydı bu zamana kadar niye beklendi onca şehit verdik
madem bizim bilmediğimiz vaatleri yerine getirilecekti niye beklendi yazık yeni
devletiniz hayırlı olsun Türk milleti uyudu uyudunuz uyudular uyuyorlar bakalım
terörsüz Türkiye nasıl olacak izleyelim-araştırma- derleme-Vesselam…
Hoşça kalın, Dostça kalın, Sağlıklı kalın
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen
