RAMAZAN YAZAR DAN HIDIRELLEZ BAYRAMI « Kırşehir Anadolu Haber

BELEDİYE MECLİSİ TOPLANDI

GÜNDEM, YEREL HABERLER

RAMAZAN YAZAR DAN HIDIRELLEZ BAYRAMI

Bu haber 05 Mayıs 2025 - 12:53 'de eklendi ve 946 views kez görüntülendi.
HIDIRELLEZ BAYRAMI!…
Hıdrellez gelmeden bahar geldi denmez derlerdi..
Hıdırellez’de geldi ama baharlar eski baharlar değil..
Üstelik Ülkemizin çeşitli yerlerinde don vurgunları, sel felaketleri, değişik afetler büyük zararlara yol açtı, çiftçinin gözü toprakta…
Kaman’ın Kargın Kızıközü, Benzer köyleri ve öte geçe değimiz yerlerde insanlar yağmur duasına çıkıyorlar.
Hıdırellez, Türk ve Orta Asya kültüründe köklü bir geçmişe sahip önemli bir bayram ve kutlama günüdür.
Baharın gelişiyle birlikte kutlanan bu bayramın kökeni, İslamiyet öncesi döneme kadar uzanmaktadır.
Adını Hz. Hızır ve Hz. İlyas’ın isimlerinin birleşmesinden alan Hıdırellez, insanların dileklerinin kabul olacağına inanılan ritüelleriyle bilinir.
Bu kutlama günü, farklı hikâyelere ve anlamlara sahip olsa da, baharın gelişi ve yeni bir dönemin başlangıcını kutlamak
için insanlar tarafından önemli bir fırsat olarak görülür.
Bir rivayete göre;
Denizlerin ermişi İlyas ile karaların ermişi Hızır’ın buluşacağı gecedir.
Her yıl vakti geldiğinde buluşurlar.
Şayet buluşmazlarsa deniz denizlikten çıkar, toprak toprak lığını yitirir.
Tek bir canlı doğmaz, üremez, uçmaz, konmaz.
Yani kıyametin habercileri Hızır ve İlyas olacaktır…
Yine rivayetlere göre;
Her yıl Mayıs’ın 5’ni 6’ya bağlayan gece dünyanın bir yerinde buluşurlar.
Onların buluştukları yerde bahar farklıdır.
Çiçekler daha bol, daha büyük olurlar.
Gökyüzü daha başka bir mavi olur. İnekler bol süt verir.
İnsanlar ölmez.
Kurt kuş ölmez..
O gece, buluşmanın olduğu gece biri mağripten biri maşrıktan iki yıldız doğar.
Hızır’la, İlyas’ın buluştuğu yerin tepesine kayarak gelirler ve orada birleşirler.
Hızır ile İlyas’ın üzerine ışık olup yağarlar. Hızır’la İlyas’ın el ele tutuştuğu, yıldızların gökte birleştiği anda dünyada her şey durur.
Akarsular donar, akmazlar.
Rüzgâr esmez, yapraklar kımıldamaz.
Damarlardaki kan bile akmaz.
Her şey durur, hiçbir şey kımıldamaz.
Dünya bir anda ölür.
Sonra her şey yeniden uyanır.
Bir yaşam patlar orada. İşte bu yüzden insanlar bu birleşen yıldızları görmek için evlerinden yüksek tepelere giderler.
Dam başlarında dururlar, akarsu dibinde dururlar.
Dururlar ki o her şeyin donduğu anda dileklerini söyleyebilmek için.
O anda o suların durduğu zamanda, o yıldızların birleştiği anda kim ne dilekte bulunursa o olur.
O her şeyin durduğu anda ama.
Öncesinde ya da sonrasında değil.
Hatta Kul Hüseyin adında çiftçi,
bi anda aklına isteği gelemeyince şöyle demiş:
“Ya Allah, Ya Hızır, Ya İlyas..
Şu tepeyi ırmağın karşısına geçir” demiş tabi sonra kendi isteği aklına gelmiş ama iş işten geçmiş.
Ve sonrasında uyuya kalmış.
Sabah uyandığında ise ırmağın karşısındalarmış.
İşte Hıdırellez’in dillerde dolaşıp anlatılan hikayesi budur..
Bugün Hıdırellez Bayramı.
Hepimizin bayramı kutlu olsun.
Evlerimizden bereket ve huzur eksik olmasın.
Bu haftaki sohbet konumuz bu bayram üzerine olacaktır.
Bu bayram Türklerin kadim bayramlarındandır.
Hunlarda ve Göktürklerde devlet bayramıdır.
Yıl sıcak ve soğuk günler olarak ikiye ayrılır.
6 Mayıs-7 Kasım arası günlere “Hızır Günleri” adı verilir.
Sıcak günlerdir.
8 Kasım-5 Mayıs arası günler ise soğuk günler olup bu günlere de “Kasım Günleri” adı verilir.
Kasım soğuktan dolayı kasılmaktan gelir.
Hızır ise yeşillik demektir ve bereket anlamındadır.
Çünkü bitkilerin yeşermesi için sıcaklığa ve suya ihtiyaç vardır.
Kışın yağış vardır ama sıcaklık yoktur.
Oysa bahar aylarında havalar ısınırken yağışlar da vardır.
Nisan yağışları bereket getiren yağışlardır.
İç Anadolu’da bu yağışlara “kırkikindi yağışları” denir.
Buğdayları büyüten bu yağmurlardır.
Hititlerden beri Anadolu’yu doyuran yağışlar bu yağışlardır.
Hıdrellez bereket yılbaşıdır.
Doğa ananın doğum yaptığı gündür.
Mayıs ayı adını ana tanrıça Ma’dan alır.
Anneler Günü’nün bu ayda olması da bundan ötürüdür.
Bu ayda hayvanlar yavrular.
Bitkiler ürünlerini verir ve bereket gelir.
Bereket yeşilliktir.
Eski Türklerde bu bayrama “Cılgayak Bayramı” da denirdi.
İkinci bayram ise Ağustos ayının 15’nden sonra kutlanan bereketin alındığı bayram olan Cılbak Bayramı idi.
Bu bayramlar devletlerin resmi bayramlarıydı.
Cılgayak sıcaklığın geldiği bayram, Cılbak ise sıcaklığın gittiği bayram demektir.
İslami çerçeve içinde bu bayram Hıdırelleze dönmüştür.
Hızır peygamber ile İlyas peygamberin buluştuğu gün kabul edilir.
Hızır peygamber bitkilerin simgesi, İlyas peygamber ise suların simgesidir.
Bitkiler ile suların buluşmasını simgelerler.
Bu bayramda sabahleyin güneş doğmadan önce kalkılıp ıslak çimenlere basılırsa sağlığın iyi olacağına inanılır.
Islak Türkçe ’de yaş demektir.
Dolayısıyla ıslak çimenlere basmak yaşa basmak anlamında kullanılır.
Bu terim günümüzde insanın yaşı anlamında kullanılmaktadır.
Aslı yılın bereket yılbaşına ulaşmayı simgeler.
Çünkü Hıdırellez yılın bereket yılbaşına ulaşmak demektir.
Bu ise yaş ile anlatılır.
Bir kişi 75 yaşındayım derse 75 defa Hıdırellez’de ıslak çimene basmış yani Hıdırellez Bayramı kutlamış demektir.
Bu bayram aynı zamanda atalar bayramıdır.
Çünkü nasıl bitkiler topraktaki tohumundan çıkmışlarsa insanda topraktaki atasının dünyadaki filizidir.
Bundan dolayı topraktaki atalar ziyaret edilmeli ve onların mezarları yeni yılın ilk ürünleri ile ve çiçekler ile donatılmalıdır.
Bir gün bizlerde toprak altına gideceğiz ve bizlerin mezarlarını da bizlerin filizleri olan çocuklarımız ve torunlarımız ziyaret edecek.
Kökünden kopan bitkiler ilk rüzgârda savrulurlar.
Oysa kökü sağlam olan bitkiler tüm şiddetle rüzgârlara direnirler.
Atalarımız da bizlerin kökleridir.
Tüm dostların Hıdırellez Bayramı kutlu olsun…vesselam..
Hoşça kalın, dostça kalın, sağlıklı kalın…
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.