Babaların Destanı!..
Babaların destanı mı olur mu baba babadır demeyin!
Öyle bir destanı olur ki, babalara öylede olsa böylede olsa destan yazdırırlar.
İşin inceliklerine dalmayayım, nasılsa herkes bir destan yazacak..
Bu hayat kahramanlık ya da ırgatlık kendiliğinden mi geliyor?
Kimi bozlak, kimi sevda, kimi, kimi ağıt, kimi kısa hava, kimi uzun hava vb
İstisnasız herkes bir gazel okuyup söyleyecek!
Babalar en kutsal varlıklar olan
Annelerin gölgesinde kalan gizli kahramanlardır!
Evin en öksüzü babalardır, en yalnızı,
en kimsesizi, herkese kimse olurken.
Evin direği olurken kendisi direksizdir,
dayanacağı kimsesi pek yoktur.
Çünkü o hep güçlü olmak zorundadır.
O zayıf olamaz
Çünkü o kahramandır, o güçsüz olamaz
Çünkü o kahramandır, o ağlayamaz
Çünkü o kahramandır, hep kahraman olmak,
öyle kalmak zorundadır.
Yoksa silebilir herkes onu.
Küçümser, erkekten bile saymaz.
Batan gemiyi en son terk eden baba iken, uçan bir balonda,
fazla ağırlıkların atılması aksi halde balonun düşme ihtimalinin
olduğu anlarda, aileden ilk atılacak kişi babadır.
Hayatını ailesine adasa da,
ne eşine ne de çocuklarına yaranabilir tam anlamıyla.
Kimsesi kalmaz zaten memleketi belli olduğunda.
Hani sormuşlar ya adama nerelisin diye.
O da demiş henüz evlenmedim diye.
Ne ilk ailesine, ne de yeni ailesine yaranamaz, arada kalır.
O yüzden ailelerde hep dayılar, teyzeler sevilir ya.
Amca hele ki hala pek bilinmez genelde.
Aile içi yetmez gibi, hep annelik yüceltilir
onun yanına ayıp olmasın diye babalık da eklenir.
Anneler gününün bütün ihtişamına, şatafatına, her yerde
vurgulanması ve insanları harekete geçirmesine rağmen,
Babalar günü unutulur,
ya da babalar gününde hatırlanır ve öylesine geçiştirilir.
Evin dış kapı mandalı gibidir çoğu zaman.
Evin en yalnızıdır
Bu yüzden en son babalar duymaz mı?
Ya saklanır, ya yalan söylenir ya da paylaşma gereği duyulmaz.
Bunda elbet hoşgörüsü az babanın da suçu ve katkısı vardır
ama yine de ne yapsa yaranamaz, yakınlaşamaz.
Belki çocuklarıyla yakınlaşmak ister ama malum ataerkil kurallar,
toplum baskısı, utanç duygusu buna engel olur,
ne sevdiğini gösterebilir ne de sevilmek istediğini…
Eşinin ise en sevdiği çocuklarıdır, kendisi değil.
Bir yeri acıyan çocuğun hiç babam dediğini duydunuz mu?
Babası yanındayken bile anam demez mi?
İyi bir işi olması gerekir, zengin olması gerekir.
Çocuklar bile birbirlerini heyecanlandırmak için,
iki kişinin omuzlarında daha fazla ileri gitmek için,
bakalım kimin babası daha zengindir, derler.
Anne ya da çocuklar işsiz olabilir, kimse bunu çok görmez onlara.
Ama baba işsiz olamaz.
Düşünün erkek çalışır kadın ev hanımı ise sorun yok
ama tersi durumda erkekten bile sayılmaz.
Evin geçimini karşılamak zorundadır, hem de şartlar ne olursa olsun.
Dışarıda onca karşılaştığı kötülük ve güçlüklerle uğraşırken ve gelip
sığınmak, salmak isterken kendini, evde eşinin kaprislerini çekmek,
çocukların sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalır.
Belki ağlamak ister onların yanında, onlarla…
Yapamaz!
Evin şerefini, evin namusunu korumak zorundadır.
Kızının ilk aşkı kendisi olsa da, büyüyünce kızı artık
aldatır babasını ve başka gençlere kayar gönlü.
Babasına bin bir naz yapan o kız ise sevgilisinin,
eşinin her dediğini yapar.
Evde yıllarca babası ile çatışan, özgürlüklerini elde etmeye çalışan,
oğlu ise eşinin yanında muma döner.
En acısı ise yıllarca gözünden bile koruduğu o güzeller güzeli kızını,
gözbebeğini gelir adamın biri alır elinden,
gözünden sakladığını başka gözlere verir.
Değil birinin ona dokunması yan gözle bile bakmasına
dayanamayan baba, teslim eder bir başkasına elleriyle.
Üstelik bir de düğün dernek yapmak zorundadır,
oynamak zorunda kalır sanki eğlenirmiş gibi.
Yıllarca dışarıda deli gibi çalışırken, bebekken hiç büyümeyeceğini
düşündüğü yavrularının değiştiğini bile fark edemez, birey olduklarını.
Ona bağımlı iken onlar, bir anda bağımsızlıklarını ilan etmeye başlarlar,
küçük bir hayal kırıklığıyla karşılar, yapacak bir şey yoktur.
Bizim gibi toplumlarda, erkek evladından çok kızına değer veren,
her şeye rağmen onun için her şeyini feda eden babalara selamlar..
Sizler büyük insanlarsınız…. Vesselam…
Hoşça kalın, Dostça kalın, Sağlıklı kalın
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen
