GARİP VE GARİPLER!..
Önce peşin peşin yazayım garip olmayanımız var mı?
Gariplik, gurebanın içinde bulunduğu durum.
Gurbette olanı makbuldür, belli bir yaşı olması gerekmez,
En büyük belirtileri bir başına olmaktır, …
Esasen insan bu âlemde gariptir.
Cennetten gelmiş bir babanın çocuklarıyız.
Düşmanımızın bizden önce gelip yerleştiği bir dünyadayız.
İmtihan maksatlı gönderildik buralara, hangimiz daha iyi amel
yapacak görülsün, melekler onu kaydetsin diye varız buralarda.
Babamız, ilk insan Âdem As. den bu yana
herkes için geçerli bir kuraldır bu.
Böyle geldi böyle de gidecek ilanihaye.
İnsanız, insan da cennette yaratılıp garip kalacağı bir dünyada yaşıyor.
İmanla biten bir hayattan sonra ebediyen gariplik
çekmeyeceği bir diyara gidecek.
O âna ve diyara kadar garipliğini benimsemekten
başka yapabileceği bir şeyi yoktur insanoğlunun.
Bu kadar açık bir gerçektir bu.
Kabul ya da itiraz etmek bu gerçeği değiştirmeyecektir.
Kısaca hepimiz bu dünyaya tek geldik garip olduğumuzun farkında değildik.
Nihayetinde tek ve garip olarak gideceğiz.
Hani büyüklerimiz dua ederlerdi ya; ‘’Allah ele ayağa düşürmesin diye’’.
Bizlerde bu duayı ediyoruz;
‘’Allah el ayağa düşürmesin, kimseye muhtaç etmesin inşallah:’’
Garipler konusunu fazla uzatmadan bu yazımda gariplere seslenmek istedim.
Şunu biliyorum ki, hepimiz şu veya bu şekilde garipleriz..
İşin içinden çıkamayınca şairlerimize, ozanlarımıza kulak verdim..
GARİBİN GARİP TÜRKÜSÜ
Sılada sılasız kaldım;
Suyum garip, aşım garip.
Ben kendime gurbet oldum;
İçim garip, dışım garip.
Bayram diye insem düze,
Düşman olur astar yüze.
Kattım geceyi gündüze;
Uykum garip, düşüm garip.
Temmuzda üşür gezerim,
Zemheride akar terim;
Dört mevsimde derbederim..
Yazım garip, kışım garip.
Felek bir gün rahat koymaz;
Çağırsam kaderim duymaz.
Ayağım aklıma uymaz..
Gövdem garip, başım garip.
Parasız kesem suç olur.
Acıkıp yesem suç olur.
Sözüm var, desem suç olur.
Dilim garip, dişim garip.
Ben bu devre nerden geldim..
Kırk parçayı bire böldüm.
Bugün doğdum, dünden öldüm..
Vaktim garip, yaşım garip.
Koştum hakikat ardına,
Yandım ayrılık derdine,
Git, bak, ölüler yurduna;
Kabrim garip, taşım garip.
Hz. Musa (a.s):
“Ya Rabbi!
Yalnızım, hastayım, garibim.” dediği vakit;
Rabbi ona şöyle seslenmişti:
“Ya Musa!
Yalnız kimse; benim gibi arkadaşa sahip olmayandır.
Hasta; benim gibi doktoru olmayandır.
Garip; benimle arasında alışveriş bulunmayandır.”
Bir Garip Yalnızım Ben
Kalabalıklar arasında bir garip yalnızım ben
Ruhsuz, taş yürekler arasında çaresizim ben
Kalpsizler diyarında kalplerden uzaktayım ben
Yüzümde acı tebessümler, başka diyardayım ben
Kulağımın dibinde anlamsız, acı veren uğultular
Acı veriyorlar artık bu sahte, ikiyüzlü tebessümler
Her tarafta gözyaşları, nedendir bu acı gülücükler
İçimiz kan ağlıyor, dışımızda ise sahte kahkahalar
Kederlerle gözyaşları da artık acı veriyor bana
Ağlamalarım çare olmuyor ki bu yürek acısına
Buruk kalbim yanıp tutuşuyor dostların narına
Küskünüm artık küskünüm yalanlar dünyasına
Şu sonlu dünyada sonsuz ruh taşıyan bir garibim,
Dertlerimle kaldım yalnız başıma,
Garibim kimsem yok hastayım doktor.
Reçetemi yazdım mezar taşıma,
Hastayım doktor yalnızım doktor.
Bütün gariplere selam olsun.. Vesselam…
Hoşça kalın, dostça kalın, sağlıklı kalın… …
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen
01.02.1948-05.12.2016
Ablam Nadiriye Yazar (Diler) vefatının
9 yılı Ruhu şad mekânı cennet olsun
inşallah.
Ablam Kadiriye Yazar (Göçmen)
l Allah hayırlı ve uzun ömürler
versin inşallah
