Tabiatın gücü! « Kırşehir Anadolu Haber

Tabiatın gücü!

Bu haber 24 Mayıs 2021 - 15:36 'de eklendi ve 411 views kez görüntülendi.

Busene Ocak ayı aşırı soğuk geçti, ayaz vardı ama kar

farklı günlerle bir iki defa o anlık yağdı bizleri sevindirdi,

umutlandırdı ama arkası gelmedi…

Eskiler ve ben de şöyle diyoruz;

“Benim çocukluğumda boyum kadar kar yağardı.

Ben küçükken yağan kardan dolayı,

karşı eve tünel açıp gitmiştik.

Ben küçükken dam başlarında

üç metrelik kar olurdu.”

Tırmık ve yabalarla damın üstündeki karı temizlerdik, o kar

büyük bir yığın oluşturur, sonradan onun çevresinde neler

yapmazdık ki, ne oyunlar oynardık o anları yaşayanlar iyi bilir…

Bunları biz de arkadaşlarımda yaşadık.

Nerde o eski kışlar…

Ne demiş duvar yazısı şairi:

Yaz yazlığını bilecek.

Kış kışlığını…

Kız kızlığını bilecek.

Puşt puştluğunu…”

Her mevsimin, her döngünün bir mizacı var.

Yaz ısıtacak, kış soğutacak, bahar coşturacak,

hazan hüzünlendirecek.

Ama mevsimler karıştı.

İnsanlar gibi mevsimler de değişti.

Değişen dünya ikliminde suçlu arıyorsanız

ben size küçük bir ipucu vereyim.

Küresel ısınma!

Nasıl oluyor, neden oluyor, kimler sebep oluyor,

ne kadar zamanda etkisi görülecek, nasıl bu dertle

cebelleşiriz diye sorarsanız;

Ansiklopedi gibi bir kitap ortaya çıkar.

Kısaca anlatalım:

İnsanoğlu doğanın dengesini (!) bozmaya

başladığından beri, bu ısınma da her geçen gün hararetleniyor.

Çevre kirliliği ve gazlar atmosferde olumsuz etki yaratıp gelen

Güneş ışınlarının dünyada sera etkisi adını

verdiğimiz bir olayı tetiklemesini sağlıyor.

Geri dönüşemeyen ışınlar sıcaklık etkisi yapıyor.

Her şey allak bullak oluyor, mevsimler değişiyor, meyveli

ağaç hasatta iken yeni çiçek açıyor.

Mevsimler bununla kalmayıp yer değiştiriyor,

meteorolojik yağış düzeni bozuluyor.

Kışın yağacak yağış yaza kalıyor,

o yağışın da bize faydası olmuyor.

Hatta taşkın adını alarak zararı oluyor!

En kestirme ve basit anlatım bu…

Kısaca ve özetle şunu da diyelim ki:

Bozulan dünya düzeni mali, ekonomi, insani ve fiziki açıdan

olduğu kadar, kimyasal ve biyolojik olarak da kendini hissettiriyor.

Çevre değerleri ve ekoloji bu süreçte had safhada dejenere oluyor.

Her dejenerasyon tüm canlıları etkiliyor.

İklim değişiklikleri ve küresel ısınmaya bağlı olarak,

Ülkemiz ve yöremiz etkileniyor.

Yağış rejim düzensizlikleri ve ısınmaya bağlı olarak

bir tehlike kapımıza geldi:

Kuraklık…

Yöremiz, ülkemizdeki yağış açısından zaten şanslı

ve zengin değil, bu tehlikeden ve getirebileceklerinden

daha da sıkıntıya gireceğiz..

Yağmayan kar, azalan yağmurlar, su toplama alanlarındaki

doluluk oranlarının düşüklüğü bizi tedbirli olmaya sevk ediyor.

Kuraklık kapımızı çalıyor!

Başta içme suyu, peşi sıra tarımsal sulama ile endüstriyel

kullanımlar ve diğer kullanım alanlarındaki ihtiyaçlarımız ve de

tüketimleri açısından düşündüğümüzde şapkayı önümüze

koymanın zamanı geldi de geçiyor.

Acil stratejik eylemler, vatandaşların bilinçlendirilmesi,

tüketimde tasarruf, geri dönüşümleri gündeme getirmek ve diğer

altyapı tedbirlerin genişletmek ilk yapılması gerekenlerdir.

Su yoksa hayat yoktur!

Kuraklık ve susuzluk çok ciddiye alınması

gereken ve hayati durumlardır.

Bardağımıza koyacağımız bir bardak suyun macerasını

bilirsek ancak suyun önemini kavrarız.

Ağaca verdiğimiz bir kova suyun, fabrikadaki imal edilen

ürünün ortaya çıkmasına neden olan suyun nasıl sağlandığını

öğrenirsek suyun değerini anlarız.

Bitince değil… Vesselam…

Hoşça kalın dostça kalın, sağlıklı kalın…

Ramazan Yazar

Emekli Teknik Öğretmen

Bu yazımı mart ayının sonuna doğru Facebookta paylaşmıştım,

gündem ve konunun önemi itibarıyla KIRŞEHİR ANADOLU HABER

sitesinde  tekrardan paylaşıyorum.

Sonraki yazımda bağlantılı olarak

‘’Su, kuraklık ve ekinler…’’ başlıklı yazım gelecek inşallah

selam ve dua ile..

Ramazan Yazar

Ramazan YAZAR
Ramazan YAZARramazanyazar@kirsehiranadoluhaber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.