Nerden Nereye Noel haritasının Hedefi Türkiye ve Ayak Oyunları!-2- « Kırşehir Anadolu Haber

Nerden Nereye Noel haritasının Hedefi Türkiye ve Ayak Oyunları!-2-

Bu haber 13 Mart 2025 - 15:50 'de eklendi ve 809 views kez görüntülendi.
Nerden Nereye Noel haritasının Hedefi Türkiye ve Ayak Oyunları!-2-
Zamanımıza bakacak olursak, Öcalan’la ve uzantılarıyla beklenen görüşmeler peş peşe yapılıyor, yeni açıklamalar la ve yeni devletçiklerin temelleri atılıyor.
Türkiye’yi yıllardır salmalı altına almış ABD, AB ve İsrail tarafından desteklenen bölücü örgütler BOP projeleri kapsamında tıkır tıkır planlarını uyguluyorlar bu ara Trump ikide birde dişini göstererek;
‘’ Gel seninle iyi bir anlaşma yapalım!
Binlerce kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulmak istemezsiniz.
Biz de Türk ekonomisini mahvetmekten sorumlu olmak istemeyiz ve bunu yaparız.
Daha önce bunun bir örneğini Pastör Brunson olayında yaşatmıştım.
Sorunlarınızın bazılarını çözmek için çok uğraştım.
Dünyayı yüzüstü bırakmayın.
Harika bir anlaşma yapabilirsiniz.
General Mazlum sizinle müzakere etmek istiyor ve daha önce vermedikleri bazı tavizleri vermeye niyeti olduğunu söylüyor.
Size güvenerek, (Mazlum Kobani’nin) bana yazdığı, elime yeni ulaşan mektubu da ekliyorum.
Eğer bu işi doğru ve insani bir şekilde yaparsanız tarih de sizi iyi yazar.
Eğer iyi şeyler olmazsa, sizi sonsuza dek hep bir şeytan olarak görürler.
Sert adamı oynama.
Aptallık etme!’’
Diyor, bizdeki iktidarda ona göre adım atıyor yol haritası çiziyor..
“Netice de, bir şey söylemek için henüz çok erken” denilebilir..
Fakat Öcalan’ın yaptığı açıklama neyin olacağının ve neyin olmayacakların işaretini veriyor..
Aslında koşullu bir açıklama ama Öcalan da paradigmanın değiştiğinin farkında…
Şu cümlesine dikkat edin:
“Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim.”
Açıkladığı metnin hemen her yerinde değişim vurgusu var ama bir yandan da megalomanik şekilde kuyruğu dik tutma çabası da gözden kaçmıyor.
Bahçeli’nin, geçen yıl 22 Ekim’de yaptığı “Öcalan konuşsun” açıklaması sonrasında başlamıştı.
Devlet ve iktidar açısından doğru bir adım mıydı?
Bence evet…
Peki, ümit var mı?
Yine evet.
Neden?
Kanımca Bahçeli o açıklamayı yaparken Öcalan cenahından çözüme dair şart koşulacağını tahmin ediyor ve bunu bile bile o sözleri söylüyordu.
Ama bir şey daha yaparak,
Ne yapılmazsa nelerin olacağının görülmesini gösterilmesini sağlıyordu.
Mesela;
Sabık başbakanlardan, Türk Devletler Birliği’nin Aksakal’ı olarak atanmış Binali Yıldırım diyor ki:
“Vatandaşlık tanımı yeni anayasada gözden geçirilebilir.
Bir etnik kimliği tanımlamak, öne çıkartmak değil de etnik kimliğinin kim olduğuna bakmaksızın vatandaşlığı önceleyen bir güncelleme yapılabilir.
Bu bazı etnik grupların kendilerini ihmal edilmiş düşüncesinden kurtarabilir.
Buna mani yok, şovenizme gerek yok, bizi bağlayan bayrağımız, toprağımız, milletimizdir”.
Biraz mürekkep yalamış insanlar bunu nasıl anlar?
Anayasanın tartışılmaz ve hatta teklif bile edilemez ilk üç maddesinin, HÜDA-PAR’ın da teklif ettiği gibi kaldırılacağıdır.
Zaten hemen tüm maddeleri değiştirilmiş anayasanın yenisinin hazırlanması taaaa baştanbu şekilde düşünülmüş demek ki.
Yani 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne eski, yeni anayasa ile de Yeni Türkiye denmesinin sebebi buymuş.
Sonra Öcalan kayıtsız ve şartsız silah bırakacaklarını açıkladı ama okuttuğu mesajlar ne gibi isteklerle dolu olduğu görüldü..
Sırrı Süreyya Önder açıklıyor;
‘’Demokratik siyasetin ve hukuki boyutun tanınmasını istiyoruz..’’.
Dolayısıyla Anayasanın ilk dört maddesi ve TCK nın ilgili maddeleri.
Oyun içinde oyun ve bu oyunu bir yıldan beri gizli gizli oynayan oyuncular..
Bütün bunlara hafızamızı zorlayarak gelişmelere bakalım;
BOP Startı verilmeliydi reis ne demişti BOP ta bizim bir görevimiz var..
Ben bunun eş başkanlarından biriyim benim bir görevim var.
Geçtiğimiz haftalarda ne dedi ‘’Suriye’de bizim bir misyonumuz’’ var süreç devam ediyor.
Reis’in ABD ye yazmış olduğu bir mektup vardı;
‘’Kahraman ABD li kadın ve erkek askerlerin salimen ülkelerine dönebilmeleri için dua ediyorum.’’
Bunlar Washington posta yayınlandı dolayısıyla Reis, ABD Ortadoğu projesinin yanındaydı.
Tarih bunu kaydetti..
Evet, bu süreçte bir proje var.
Bop tıkır tıkır çalıştıran ABD nin planına programına bakmak lazım.
BOP yeni bir aşamaya girmiştir Reis’ine önüne bir plan konmuştur.
Reis’te bu planı hayata geçirmektedir..
22 Ekimde Bahçeli bir çağrı yaptı ve akabinde Tusaşa bir saldırı yapıldı ve bu PKK lı teröristler Suriye’nin kuzeyinden gelmişlerdi.
Gelen teröristler Kandilden de Suriye’nin kuzeyinden gelmişlerdir bu çok önemli.
Şimdi şunlar söyleniyor koşulsuz kayıtsız şartsız silah bıraksınlar söyleniyor peki madem böyle bir gücünüz vardı bu teröre neden silah bıraktıramadınız.
İktidarın bu sorunun cevabını millete vermesi lazım.
Ne dedi Reis;
‘’Ya silahları gömersiniz ya da biz sizi gömeriz.’’
Geçen günlerde de dedi ki;
’’Aksi halde taş taş üstünde omuz üzerinde baş bırakmayız’’.
Peki, sorarlar Reis’e ‘’niye yapmadın 23 yıldır.
Neden beceremedin.
Terörü bitirmek için ekonomik önlemler aldın mı?
Diplomatik önlemler aldın mı siyasi önlemler aldın mı?
Demokratik önlemler aldın mı hukuki önlemler askeri istihbar önlemler yeterince aldın mı ?
Reis vatandaşa bu soruların cevabını verecek.
Madem böyle bir gücün vardı taş üstünde taş bırakmayacak omuz üzerinde baş bırakmayacak gücün vardı madem bunları gömecek cesaretin ve gücün vardı bunları niye yapmadın?
23 yıldır niye yapmadın iktidara geldiğinde terör nerdeyse sıfırdaydı bu ülkede bugün belli bir noktaya geldi sen bugün imarlıdan gelecek bir mesaja bel bağlamış ondan maalesef
medet umar hale getirdin devleti.
Koskoca bir devlet imarlıdan gelecek bir mektuba veya mesaja mahkûm ve mecbur bırakılamaz.
Şimdi asarım keserim vb.. 22 ekimde de Bahçeli gelsin mecliste konuşsun silahları bırakıyoruz desin ve umut hakkından yararlansın, neydi umut hakkı serbest bırak!
Fakat işin aslı Avrupa’da terörist elebaşlarından birisi biz zaten bir yıldır kapalı kapılar ardından görüşmelerimizi sürdürüyoruz diye yabancı basında demeçleri çıkıyor.
Bu kapalı kapılar ardında sürdürülen bu sürecin ve detayının halkın bilmesi lazım.
Şimdi biz süreci iyi okuya bilmemiz için her şeyden önce BOP projesinin detaylarını iyi okumamız lazım.
Bakın dört tane terör yapılanması var.
Bunlardan bir tanesi PKK onun silahlı yapısı HPG, bir diğeri PDÇK silahlı yapısı YBŞ, bir diğeri PJAK silahlı yapısı HRK.
Bir diğeri PYD silahı yapısı YPG.. ve bütün bunların çatı kuruluşu KCK ..
Şimdi PKK Türkiye ile ilgili ancak çoğu kandilde YBŞ Irakta. PJAK İran’da, PYD/YPG Suriye’de.
Bunlar dört ülkenin belirli bölmelerini koparıp önce federasyon konfederasyon ardından büyük Kürdistan kurma planları var.
Ve bu planın arkasında Israil ve ABD var BOP projesinin ilk aşaması neydi Irakta 36 paralel nin Kuzeyini uçuşlara yasaklamak yasak bölge ilan edip sonrada ırakta devam eden savaşın ardında otonom bir Kürt yapısı kurmak ve bunu yaptılar.
Şimdi nerdeyse otonom bir yapı ekonomisi iç siyaseti diplomasi yapısı tamamen kendileri tarafından yönetilen bir yapı var.
Ve burada Musul’da Kerkük’te yaşayan Türkmenlerin tamamı tasfiye edildi.
Nüfus idareleri bombalandı mezarları bombalandı.
Buranı demografik yapısı planlı bir şekilde değiştirilerek Türkmen yapısı tasfiye edildi..
Burada bir Kürt otonom yapısı kuruldu.
İkinci aşamada 2011 de Suriye’de bir iç savaş çıktı.
Bu iç savaşa Reis müdahale etmeseydi veya ülkenin istikrarını sağlayacak politikalar üretseydi biz bu gün böyle bir konuyla karşılaşmayacaktık.
Dolayısıyla çok büyük bir hata yapmıştır Suriye’deki ayrılıkçıları destekleyerek.
2011 den sonra bir takım radikal unsurlar çıkmaya başladı.
Reis bu radikal unsurların bir kısmını destekledi ‘’biz orada ÖSO nu ABD birlikte kurduk’’ dedi..
Buruda olmayan veya nüvesi olan PYD/YPG unsurları ve peşmergeler Türkiye üzerinden bu coğrafyaya gelip nüvesini oluşturup varlıklarını sürdürmeye başladılar.
Bunlar özellikle popüler yapıldı dünya nezdinde bir PİAR çalışması yapıldı.
Özgürlük savaşçıları olarak taktim edildi ve bunların sayısı şu anda 80-100 bin civarında ABD ve İsrail tarafından desteklendiler donatıldılar eğitildiler ve donanımlı bir terör ordusu haline geldiler.
Şimdi bunların patronu kim KCK, KCK kimin himayesinde terörist başı Öcalan ın himayesinde.
Şu an İsrail Suriye’nin batısını işgal etmiş durumda Golan tepelerini İsrail planlı bir şekilde büyüyor.
Öte yanda Dürzi bölgesinde İsrail dedi ki orada benim kontrolümde ve Amerikanlarla bir araya gelip Dürzi bölgesinde bir dağlık koridoru oluşturdu.
Irak’ın kuzeyinden kalkan bir araba bir araç hiçbir engelle karşılaşmadan İsrail üzerinden Akdeniz’e ulaşacak hale geldi.
Bu nedir BOP projesi bu proje tıkır tıkır işliyor ve her ne kadar Reis;
’’ Şam’da namaz kıldık dese de çay içtik dese de Emevi camin halılarını Antep’ten gönderdik dese de oğlu Bilal Erdoğan’ı 22 çakarlı arabayla oraya gönderse de burada BOP projesi devam ediyor.
ABD nin İsrail’in planları teker teker uygulanıyor.
Aslında bu yaşananların bağlantısı olan ABD projesi.
Şimdi ABD Türkiye’ye diyor ki, ‘’buradaki PYDY / YPG ye itiraz etme tanı’’.
Aynı Irakta olduğu gibi Suriye’nin kuzeyinde oluşacak bir Kürt devletini onayla.
En azından şimdilik otonom bir yapıya itiraz etme PYDY/YPG yi onayla.
Bunun karşılığında Reise ne demişti, ‘’aptal olma ben senin çok şahsi meselelerini takip ettim orada Suriye’nin kuzeyinde bizim kırmızı bültenle aradığımız Mazlum Kobani ile iyi geçin’’ dedi.
Bunu yıllar önce söyledi.
Şimdi Reis koltuk ömrünü uzatabilmek için ABD ile iyi geçinmek zorunda.
Reiste DEM partinin isteklerini vereyim onlarda istediklerini alsınlar beni koltuk ömrüm uzasın da uzasın.
Reisin bütün derdi yapıştığı bu koltuğu nasıl bırakmayacak onun hesabında.
Onun için Reisin tek derdi anayasanın 101 maddesi değişsin böylece yeniden adaylık için benim önüm açılsın.
Bu projeyi bize nasıl taktim ettiler; ‘’terör örgütüyle kesinlikle pazarlık yok ve örgüt kayıtsız şartsız silah bıraksın’’ diyerek kamuoyunu böyle ikna ettiler.
Fakat çok ilginç Sırrı Süreyya Önder İmralı toplantısından sonra bir açıklama yaptı, dedi ki;
‘’Demokratik siyasetin ve hukuki boyutun tanınmasını istiyoruz..’’.
Bu Öcalan’ın bize direkt mesajıdır.
Bunu mektuba koymadılar neden çünkü toplum bunu görürse hayır diyecekler kabul etmeyeceklerdi.
Son derece titizlikle hazırlanmış bir proje.
Asıl kastettikleri demokratik siyasetten ne kastettikleri hukuki boyuttan ne kastettikleri..
Bunu Sırrı Süreyya demişti sonra Kandilden de bir açıklama geldi ‘’bütün bunların demokratik ve hukuki bir boyutunun olması lazımdır’’ diye.
Kandil açıklamasında PKK kongresini toplasın fesih kararı alsın ama biz bunu yapamayız bunun için ne yapacaksınız terörist başını bırakacaksınız.
Sırrı Süreyya ile kandil aynı açıklamaları yaptılar.
Bu kez terörist başını bırakın diye bir ek şart daha koydular.
Dem parti eş başkanı Bakırhan da aynısını söyledi silahlı mücadeleyi bırakalım hukuki sürece başlayalım bu 22 Ekimde Bahçelinin çıkışıyla başlatılan bir plan değil bir yıldır devam eden bütün kesimlerle bir bir konuşulmuş pazarlıklar yapılmış bir süreç şimdi artık pişmiş bir aşı önümüze koyuyorlar.
Bundan sonrasına bakalım önümüzde ne var dem parti ne bekliyor.
ABD, BOP projesi devam etsin Türkiye PYDY/YPG ye itiraz etmesin otonom yapı kurulsun.
Reis ne istiyor biraz nefes alayım ekonomik olarak nefes alayın Trump beni rahat bıraksın ben bölgede yenidünya düzeni ve Trump la uyumlu çalışacağım benim koltuk ömrüm uzasın bunun içinde dem partiye ihtiyacım var diyor.
DEM partinin beklentileri ne işte o hukuki düzenlemelere bakmamız lazım beklentilerinin ne olduğuna.
Bunun için dem parti diyor ki;
1- içerdeki tutuklu PKK lılar serbest bırakılsın dağdakilere de ses çıkarılmasın.
Kayyum atadıkları belediyeleri de pazarlı payı olarak tutuyorlar.
Burada arzu ettikleri mesafe alınırsa mesela Ahmet Türk geri yerine iade edilecek.
Yani Kandil mutlu edilirse İmralı mutlu edilirse AKP ve Reis mutlu edilirse DEM parti bir ölçüde mutlu edilirse kayyumlar tekrar iade edilecek.
Tabi kandil ve cezaevlerindekilere serbest bırakabilmek için bir takım hukuki düzlenmelerin yapılması gerekiyor.
Bunlardan mesela TCK 302. 309 üzerinde çalıştıkları maddeler.
Madde 314 TCK da önümüzdeki günlerde göreceğiz..
Zaten AKP kongresini izledi iseniz Reis bazı maddeler saydı bunların içerisinde en önemlisi;
‘’idari ve siyasi yapının değişmesinden’’ dolayısıyla belediyeler özerklik verilerek federatif yapıya yol açmak.
Böylece Türkiye’nin parçalara ayrılmasında bahsetti…
Her atılan adım BOP un sonuca ve birilerinin kendi menfaattarına ulaşılması içindir..
Bu gelişmeler karşısında Emekli Korgeneral Engin Alan’ ın paylaşımı:
“1.Örgütü lağvetmek ya da silah bırakmak söz konusu değil.
2. Amaç, müzakere ve demokratik dönüşüm süreci bahanesiyle yeni bir “Çözüm Süreci’nin’’ kapısını açmak.
Bu bir tuzak!
Yemezler!
Zaten bu iti de artık kimse ciddiye almaz.”…
Bu bir federatif yapı isteyenlerin tuzağı, bakın size bazı bilgileri tekrar hatırlatayım;
OSMANLI parçalanırken,
Sırplar SIRBİSTAN’I …
Yunanlılar YUNANİSTAN’I,
Bulgarlar BULGARİSTAN’I kurdu.
Yahudiler İSRAİL’İ,
Ermeniler ERMENİSTAN’I kurdu…
ARAPLAR kendi devletlerini kurdular…
Devletsiz kalan tek TÜRK lerdi..
GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK de,
Türklere bir devlet kurdu TÜRKİYE..
Biz ne bu devleti ne de diğer kurduğumuz devletleri birileriyle beraber kurduk, yalnızca akan Türk kanıyla kurduk.
Atatürk şu cümlelerle bizim Osmanlı olmadığımızı bildirmiştir!
“Tarih bir milletin kanını, hakkını ve varlığını hiçbir zaman inkâr edemez.
Özellikle bizim milletimiz, milliyetini bilememesinin çok acı cezalarını çekmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu içindeki çeşitli toplumlar, hep milli inançlarına sarılarak, milliyet idealinin kuvvetiyle kendilerini kurtardılar.
Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve onlara yabancı bir millet olduğumuzu, sopa ile içlerinden kovulunca anladık.
Kuvvetimizin zayıfladığı anda bizi hor ve hakir gördüler.”
Anladık ki kabahatimiz, kendimizi unutmakmış!
Bütün bu araştırmaları yapıp yazımı iki bölüm halinde hazırlarken yeni bir sosyal medya haberi aldım,
Bakın ne diyor haber;
PKK terör örgütünün Suriye’deki kolu SDG, yeni Suriye ordusuna katıldı…
Suriye Cumhurbaşkanı Colani, PKK/YPG terör örgütü lideri Mazlum Abdi ile anlaşma imzaladı.
HTŞ ve YPG bir süredir sürdürdükleri müzakereler sonucunda anlaştı.
Kendine SDG demeye başlayan YPG terör örgütünün başkanı Mazlum Abdi ile Colani’nin yapmış olduğu anlaşmada en çok dikkat çeken YPG’nin denetiminde olan petrol ve gaz sahalarının devrini kapsıyor.
Köylerinden edilen Suriyelilerin yurtlarına dönmesini de kapsayan 8 başlıklı anlaşmada, YPG’nin silahları bırakması konusu yer almadı.
Sonuç :
Yüz bin kişilik SDG milislerinin silah bırakma olayı bugün bitti..
Bundan sonra PKK silah bıraksa ne olur bırakmasa ne olur…
Çünkü asıl güçleri olan SDG/YPG artık resmen Suriye ordusunun tümeni, kolordusu ve Resmen Ordusu olmuştur…
Yorgan gitti kavga bitti..
Hani silah bıraksınlar diye dayatılıyordu ya, gayri resmi açıklamaya göre teröristlerin bulundukları yerler ve sayıları;
KANDİL…PKK / HPG 3500 terörist..
İRAN …… PJAK/HRK 450 terörist ‘
IRAK………PÇDK/YBŞ 500 terörist
SURİYE…PYD / YPG 80 BİN ila 100 BİN terörist
…şimdi denecek ki zaten onlara silahı bırakın denmedi değil mi?
Öcalan onları ilgilendirmiyor öylemi?
Bu nasıl bir pis oyundur yav, birileri resmen ülkemizi bitirmeye oynuyorlar..
Bakın ülkenin selameti için!
Bahçeli, Öcalan’a ilk kez ‘terörist elebaşı’ yerine ‘PKK’nın kurucu önderi’ diyor..
Reis’ te AK Parti’nin TBMM Grup Toplantısı’nda:
“İmralı heyeti randevu isterse veririm.”
Demiş, şu an oynanan oyunların son safhaları sahnelenmek için yerini almak üzere..
Sırf ülkenin selamet için!. -inceleme-araştırma-Vesselam..
Hoşça kalın, dostça kalın, sağlıklı kalın…
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.