İSTİKLAL MARŞI DEYİP GEÇMEYİNİZ! « Kırşehir Anadolu Haber

İSTİKLAL MARŞI DEYİP GEÇMEYİNİZ!

Bu haber 12 Mart 2025 - 15:42 'de eklendi ve 811 views kez görüntülendi.
İSTİKLAL MARŞI DEYİP GEÇMEYİNİZ!
104 yıldır dilimizden hiç düşmedi, düşmeyecek!
Her ne kadar birileri çıkıp Anayasanın değişmez denilen maddelerini değiştirmeye ve bu milletin ayarı ile oynamaya çalışıyorlarsa da bilsinler ki ateşle oynuyorlar..
İstiklal marşı kolaya yazılmadı, o al bayrağın renginde hangi şehitlerin kanı var bilir misiniz?..
Bu vatan hangi şartlarda hangi canlara mal olarak kurtarıldı bilir misiniz?
Kocaman bir imparatorluktan üç kıtadan yiye yiye bir Anadolu kalmıştı..
Onu da İzmir eğe tarafını Yunanlılar, Antalya ve güney bölgeler İtalyanlar Urfa, Antep güneydoğu Fransızlar, daha güney İngilizler,
Kars ve doğu Ruslar, Boğazlar ve İstanbul bütün hepsi tarafından sırtlanlar gibi çökmüşlerdi..
Ve,
Mustafa Kemal denen bir yiğidin öncülüğünde kurtuluş harekâtı başladı.
Tabi şimdi bazıları olmadık oyunlar dökerek bu yiğitleri karalama kampanyasının en alasını yapıyorlar ama bilsinler ki güçleri yetmeyecek..
Çünkü bu vatan kanla irfanla kuruldu zorlu yollardan ve yıllardan gelindi İstiklale uzanan yollar çetin yollardı.
İstiklal Mücadelesinin kalbinin attığı Ankara, Milli heyecanı en üst seviyede tutmak için, savaşın o hız kesmeyen günlerinde,
İstiklal Marşı yazılması için bir yarışma açtı.
Ülkenin şairleri, yazarları, Türk Milletinin istiklale kavuşması için, Ankara’da, Milli mücadelenin bizzat içindeydiler.
Ateşten gömlek sırtlarındaydı.
“Ya istiklal, ya ölüm!” denilen günleri yaşıyordu Anadolu ve Ankara!
Yarışmaya tam 724 şiir gönderildi.
Bu rakam o devrin şartlarında vatan evlatlarının, vatanlarına duyduğu aşkın ve hissiyatın nişanesiydi!
Merak edilen, Mehmet Akif’in bu konuda neden bir şiir yazıp göndermediğiydi!
Burdur Milletvekili olarak Mecliste olan Mehmet Akif’in marş için konan para mükafatından rahatsız olduğu öğrenildi.
Aynı zamanda iyi bir hatip olan o yılların Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey, Akif’in meclisteki sıra arkadaşı ve yakın dostu,
Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Bey’den yardım istedi.
Hasan Basri ( Çantay) Bey, bundan sonrasını şöyle anlatıyor;
Akif Beyin yanımda olduğu bir zaman, elime bir kâğıt parçası alarak, onun dikkatini çekecek bir tarzda yazmaya başladım.
– Ne yazıyorsun?
– Marş…
– İstiklal Marşı yazıyorum.
– Yahu sen ne adamsın?
Seçilecek şiire para mükâfatı verileceğini bilmiyor musun?
İçinde para olan bir işe nasıl katılıyorsun?
– Yarışma kaldırıldı?
Seçilecek şiire ne para verilecek, ne de her hangi bir mükâfat.
Maarif Vekili bana söz verdi!
Maarif Vekili yani Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi ( Tanrıöver) Bey’den konuyu tasdik ettirerek gerekli cevabı alan Mehmet Akif, Tacettin Dergahına kapandı.
Ve dergâhın duvarlarına yazmaya başladı satırlarını, dörtlüklerini…
Tacettin Dergâhının duvarları, İstiklal Marşının her satırının şahidi oldu.
O ruhun, o heyecanın, o aşkın duvarlara harf harf, hece hece, satır satır işlenmesine vesile oldu.
Yeni bir devletin, yeni bir Türk Devletinin doğuşunun, dirilişinin ateşleyicisi oldu İstiklal Marşı.
Akif,
“Korkma, sönmez bu şafaklarda, yüzen al sancak…” diye başladı İstiklal Marşına, aşk ile yazdı.. yazdı.. yazdı!
Hamdullah Suphi Bey, daha önce gönderilen şiirler arasından bir eleme yaptı, seçilen altı şiirle birlikte, Mehmet Akif’in yazdığı
şiiri, Ordu Komutanlarına gönderdi.
Bu şiirlerin askerlere okunması ve beğenilen şiirlerin sıralamasının yapılmasını istedi.
Cevap çok kısa bir süre sonra gelmişti.,
En çok beğenilen şiir, Mehmet Akif’e ait olan şiirdi.
1 Mart 1921 günü, Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey,
Meclis kürsüsünden bu şiiri okudu.
Hamdullah Suphi Bey, daha sonra hatıralarında o günü şöyle anlatmıştı:
“Akif’in ölmez eserini Büyük Millet Meclisi’nde ben okudum.
Meclis tarafından büyük tezahüratla karşılandı.
Alkışlandı; defalarca alkışlandı.
Meclis okunan şiiri ayakta dinlediği gibi Atatürk de ayağa kalkmış alkışlıyordu;
Herkes heyecan içinde idi”
Şiir sık sık alkışlarla kesildi.
Vekiller gözyaşlarıyla dinlemişlerdi bu şiiri,
Hamdullah Suphi Bey tam üç kere okudu.
Artık son seçim Meclise aitti.
Şiir üzerinde ki müzakereler ve oylama 12 Mart 1921 günü yapılacaktı.
Uzunca tartışmalardan sonra şiirin kabulü noktasında verilen altı önerge benimsendi ve Burdur Milletvekili Mehmet Akif Beyin
yazmış olduğu şiir İstiklal Marşı olarak kabul edildi.
Bugün İstiklal Marşının kabulünün 104. yılı.
İstiklal Marşının her satırına bir kitap yazabilirsiniz.
İstiklal marşı okunurken, söylenirken, gözleriniz gözyaşlarınızı zapt edemez, o duygu sağanağını her defasında yaşarsınız,
o coşkuyu, o heyecanı yaşamaya başladığınızda, tüylerinizin
diken diken olduğu anları bir hatırlayın.
Marşın sözleri sizi can evinizden yakalar.
Rahmetli Akif, İstiklal Marşıyla, cepheden cepheye koşan yorgun savaşçıları ayağa kaldırmış, yeni bir dirilişe vesile olmuştu.
Türk milletinin azmini ve cesaretini, İnancını, imanını, vatan sevgisini gözler önüne sermiş, Milletin bu sevda ile coşmasının da önünü açmıştı.
“Korkma!” diye başlayan o muhteşem girişi, okuyan herkesi her defasında etkiliyor!
Onuncu kıtanın sonunda “Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal!” diye bitirişinden ki ahenk ve vurgu, şiirde kullanılan sanatların zirvesidir.
Şiirin insan ruhuna bu denli işlemesi ise, şairin şairliğinin bir göstergesidir.
Bu şiirin sözleri ağır değil mi diyenlere ise şöyle dediği anlatılır;
Allah bir daha bu ülkenin, bu milletin istiklâlini tehlikeye düşürmesin ve bir daha onu İstiklâl Marşı yazmaya mecbur etmesin!
İstiklal Marşı, 104 yıldır dilimizden hiç düşmedi, düşmeyecek!
İstiklal marşının yazılmasına vesile olan aziz şehitlerimizi ve İstiklal Marşımızı yazan rahmetli Mehmet Akif’i saygıyla yâd ediyor,
Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.
Şehitlerimizin ve Mehmet Akif’in mekânları cennet olsun.. Vesselam..
Hoşça kalın, dostça kalın, sağlıklı kalın…
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.