HÜRRİYET ABİDESİ OSMAN BÖLÜKBAŞI « Kırşehir Anadolu Haber

HÜRRİYET ABİDESİ OSMAN BÖLÜKBAŞI

Bu haber 06 Şubat 2021 - 0:06 'de eklendi ve 906 views kez görüntülendi.
– Türk siyasi tarihinin en renkli siması, en gözü pek insanıdır Osman Bölükbaşı. Onu anlatmaya çalışanların övgülerinin çok çok üzerinde olan gerçek bir Anadolu Fedaisidir. O’nun çektiği dili belasıdır. O, diline aşkı, sevdayı, mertliği, cesareti, doğruluğu söyletmiş ama hayatı boyunca yalanı söyletememiştir. İşte böyle yiğit bir Anadolu insanının hayat hikâyesinin özetini sizlerle paylaşmak istiyorum.
– 1913 Yılında Kırşehir Sancağı’nın Hasanlar Köyü’nde doğan Bölükbaşı’nın en önemli özelliklerinden biri saf Anadolu insanının da ki ahlak anlayışıdır. Doğru bildiklerinden hiçbir zaman taviz vermemiştir. Yurt dışında okuması Onu şımartmamış Anadolu’nun çilekeş insanlarının yaşayış tarzını unutturamamıştır. Gıcırdayan kara kağnıları, tozlu yolları, harmanı, döveni, sapı, taneyi, koyunu, kuzuyu aklında hiç çıkarmamıştır.
– Avrupa’da ki insanların yaşayışlarını yakından gören ve Türk insanın da onların düzeyinde yaşamasını düşünen Osman Bölükbaşı 1946 Yılında Demokrat Parti’de siyasete başlar. Yöneticilerin CHP’ye karşı yürüttükleri muhalefeti yumuşak ve yetersiz bulup arkadaşlarıyla birlikte Millet Partisini kurarlar. Bu kararı O’na pahalıya mal olur, 1949 Yılında İsmet İnönü’ye ve Celal Bayar’a komplo düzenlemek iddiası ile tutuklanır. Çok partili bir dönemin başlamasıyla özgürlüklerin geleceğini umarken aksine siyasi hayatı boyunca zaman zaman çeşitli suçlar isnat edilip yatacağı hapishaneyle tanışmış oldu. Her zaman taşı cebinde olan Bölükbaşı hapishaneye giderken henüz yirmi gün önce dünyaya gelen oğlunun yanına gelerek “Oğlum ben hapishaneye gidiyorum, unutma senin adını DENİZ kodum ki bu pislikleri sen temizleyeceksin.” der. Aynı yıl Nuri Leflef’le birlikte “ Muhalefet “ isimli dergi çıkarırlar.
– 1950 yılında Kırşehir milletvekili olarak meclise girer. O, kürsüye çıkınca adeta nefesler tutulur herkes pür dikkat dinler, iğneli konuşmalarına karşı laf atanlara anında cevap verirdi. Yine bir konuşması esnasında kendine “ Sen erkek misin” diye sataşan Demokrat Partili milletvekiline “ Ben
erkekliğimin zekatını sana versem sen de erkek olursun.” diyerek sözü ağzına tıkar. Onun konuşmaları dakikalar değil saatlerle ifade edilirdi. 1953 Yılında partisi laiklik karşıtı gerekesiyle kapatılır. 1954 Yılı başında arkadaşlarıyla birlikte Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ni ( CKMP ) kurar.
– Kırşehir bu uzun boylu, yakışıklı, kültürlü, konuşmasını bilen, dertleriyle ilgilenen cesur çocuğuna sahip çıktı ve 2 Mayıs 1954 tarihinde yapılan seçimde adeta Demokrat Partiyi sandığa hapsetti. Seçim sisteminin çarpıklığı sayesinde Türkiye genelinde milletvekillerin tamamına yakını alan Demokrat Parti tek partili dönemden daha katı icraatlar yapmaya başladı. Bundan sonra ki; demokrasinin ayaklar altına alındığı, siyasetin çirkefleştiği, Kırşehir halkının iradesinin hiçe sayıldığı bir döneme şahit oluyoruz. Hiçbir Kırşehirlinin unutmaması gereken bir tarih var: 20 Temmuz 1954. Bu tarih her Kırşehirlinin beynine büyük harflerle yazılmalı ve bir kara leke olarak orada durmalıdır. Utanç verici bir kanunla Kırşehir’in ilçe yapılarak yeni il yapılan Nevşehir’e bağlanması Demokrat partili milletvekillerinin oylarıyla kabul ediliyor. Millet Partisi ve CHP’nin çırpınışları, Kırşehir milletvekillerinin gözyaşları hiçbir şeyi değiştirmiyordu. Osman Bölükbaşı’nın adeta kürsüyü yıkarcasına konuşması, Kırşehir’in böyle bir haksızlığı hak etmediğini söylemesi Başbakan Adnan Menderes tarafından “ Ne olmuş yani Türkiye’de beşyüzün üzerinde ilçe var Kırşehir de onlardan biri olması neden tartışılıyor.” diyerek Kırşehir halkına hakaret edercesine dalga geçiyordu. Bu kanunun çıkması için oy kullanan milletvekillerine bir Kırşehirli olarak hakkımı helal etmiyorum. Bu günün siyasilerinin demokrasi yıldızı diye yutturmaya çalıştıkları Menderes’in demokrasi anlayışı budur.
–  Sanki yangından mal kaçırırcasına Kırşehirlilerin gözyaşları arasında bütün evraklarla birlikte masadan sandalyeye Valilikten ne varsa hepsi Nevşehir’e taşındı. 1 Temmuz 1957 tarihinde Kırşehir tekrar il yapılsa da ilçelerinin bazılarını kaybetmiş küçük bir coğrafya parçası haline getirilmişti. Eğer ki Kırşehir bugün siyasi, sosyal ve ekonomik açıdan geri kalmışsa bunun vebali Kırşehir’e bu kara günleri reva görenlerin üzerinedir.
– Kırşehir tekrar il olur ama Bölükbaşı siyasete başladığı andan itibaren tanıştığı hapishaneye Kırşehir’in il olmasıyla ilgili kanunun görüşülmesi sırasında meclisin şahsına hakaretten 2 Temmuz 1957 tarihinde gönderilir. Bu haksızlık karşısında Osman Bölükbaşı’yı savunmak için yaklaşık bine yakın avukat müracaat eder.
– 27 Ekim 1957 Genel Seçimlerinde milletvekili seçilen Osman Bölükbaşı hapishanede çıkarılmadığı için yemin meclisteki yemin törenine katılamaz ve koğuşta bir kürsü hazırlayarak mahkûmların karşısında milletvekili yeminini eder. 30 Kasım 1957 tarihinde tahliye edilir.
– Hitabet gücü çok fazla olan Osman Bölükbaşı Türkiye’nin en iyi hatibidir. Meclis kürsüsünde ve mitinglerde saatlerce dolu dolu konuşurdu. Konuşmalarında doğrudan hedefe vurur, yeri gelince nükteleriyle dinleyenleri güldürür ve özlü sözleriyle lafı gediğine yerleştirirdi. O’nun mitinglerinde meydanlar dolup taşar, herkes avuçlarının içi şişinceye kadar alkışlar, seçim zamanı ise oylarını başka partilere verirlerdi. Bölükbaşı halkın coştuğunu görünce “Burada beni dinlerken aşka gelip rahmanı alkışlarsınız, sandık başına gidince şeytana sarılırsınız.” ya da “Ey sapı çok, tanesi kıt vatandaşlarım.” diyerek sitemini dile getirirdi.
– Birkaç defa sohbetinde bulunduğum Sayın Osman Bölükbaşı gerçekten çok bey efendi bir insandı. Siyasi gelecek uğruna ilkelerinden asla taviz vermemiş, çilelerle geçen siyasi hayatı boyunca Türkiye’de demokrasinin yerleşmesinde ve gelişmesinde çok büyük etkisi olmuştur. O’nun muhalefetiyle siyaset kısır döngü görüntüsünden çıkarak renkli bir olgunluğa kavuşmuştur.
– O, iletişimin kolay olmadığı yıllarda Başkentte olup bitenleri Anadolu’da meydanlara taşımış, milletin gözü-kulağı daha önemlisi milletin gürleyen sesi olmuştur.
– 6 Şubat 2002 tarihinde aramızdan ayrılan Bölükbaşımız ruhun şad, mekânın cennet olsun.
Şu sözü oldukça düşündürücü değil mi: “Koltuğunun altında haç taşıyıp hacı görünmeye çalışan, gâvur diye öldürüp şehit diye namaz kıldıran siyasetçilerden sakınınız.”
          Ruhun şad olsun.
          VEYSEL TURGUT.
Veysel TURGUT
Veysel TURGUTveyselturgut@kirsehiranadoluhaber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Ergin Kariptaş13 Şubat 2021 / 03:47Cevapla

Rahmetli Osman BÖLÜKBAŞI hakkında yazılan en güzel yazı, başta tüm Kırşehirlilerin okumasını salık veriyorum çünkü Kırşehir ve siyasette yaşananlar tarihi seyir içerisinde akıcı bir üslupla yazılmış, Veysel Başkanıma çok teşekkür ederim, kaleminize sağlık.