CUMHURİYET VE DÜŞMANLARI… « Kırşehir Anadolu Haber

CUMHURİYET VE DÜŞMANLARI…

Bu haber 23 Ekim 2023 - 15:48 'de eklendi ve 642 views kez görüntülendi.
29 Ekim 2023 Cumhuriyetimizin ilanının
100, yılını kutlayacağız.
Cumhuriyetin ilanından bu tarafa, Cumhuriyeti, Türklüğü ve Atatürk’ü içlerine sindiremeyen rejim düşmanları daima ve fırsat buldukları an saldırmaktan ve dişlerini
göstermekten geri kalmıyorlar, kalmayacaklardır..
Öyle bir duruma geldik ki, Cumhuriyetimize
ve Atatürk’e rejim düşmanları, dört bir koldan saldırıyorlar..
Bağımsızlığımızın simgesi Cumhuriyetimize ve demokrasimize sahip çıkmak bir yurttaşlık görevimizdir..
Şöyle bakacak olursak, 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyetten geriye kutlanacak, pek bir şey kalmadı.
Başta ulusal ekonomi, laiklik, hak, hukuk, adalet ve demokrasi olmak üzere cumhuriyetimizin olmazsa olmazları
ellerimizden birer birer kayıp gidiyor.
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, ne olduğu belli olmayan tarikatlar, şeyhler, şıhlar, gavslar, cemaatler cumhuriyeti değil;
kulu yurttaş yapan bir Cumhuriyetti.
Hamasi nutuklar yerine, karanlıktan aydınlığa çıkmanın yollarını aramalıyız.
Geçtiğimiz yüzyılın başında, İngiliz işbirlikçisi Derviş Vahdeti, Sait Molla, Dürrizade Abdullah, İskilipli Atıf gibi gericilerin tasfiyesi
üzerine Cumhuriyet kurulmuştu.
Günümüzde ise Atatürkün yokluğunda, Atatürk’ün tasfiye ettiği gericilerin palazlandığını görüyoruz.
’’Tarihteki en sert kültürel devrim Türkiye’de yaşanmıştır…
Maalesef bir kültür devrimi olarak cumhuriyet; bizim lügatımızı, alfebemizi, dilimizi hasılı bütün düşüncelerimizi yok etmiştir…’’
’’Geleceğe güçlü biçimde ulaşabilmek, Cumhuriyetimizi korumak ve yaşatmakla olanaklıdır.’
’Mustafa Kemal Atatürk
Padişah Vahdettin milli mücadeleye düşmandı.
10 Nisan1920’de Şeyhülislam Dürrizade Abdullah, Milli Mücadele’ye katılanları öldürmenin ‘’din gereği’’ olduğunu belirten belirten bir fetva yayımladı.
Padişah Vahdettin’in onayladığı bu fetva İngiliz uçaklarıyla Anadolu’ya atıldı.
23 Nisan 1920’de TBMM açıldıktan sonra Osmanlı Yönetimi; padişahından sadrazamına, içişleri bakanından şeyhülislamına kadar
bütün unsurlarıyla Atatürk’e ve Milli Mücadele’ye açıkça düşman oldu.
10 Ağustos 1920’de Padişah Vahdettin’in kabul etmesiyle Osmanlı Hükümeti, Türkiye’yi paramparça eden Sevr Antlaşması’nı imzaladı.
Millî Mücadele kazanıldığı için Sevr onaylanmadı ve hayata geçirilemedi.
Dün Yunan’ın galibiyeti, için seferber olanlar; Vahdettinler, Damat Feritler, Mustafa Sabriler, Ali Kemaller, Ali Rüştü Efendiler, Hilmi Efendiler…
Kaybettiler.
Bugün ve yarında, ‘’Keşke Yunan galip gelseydi’’
Diyen Fesli Kadirler ve onu el üstünde tutan vatan hainleri kaybedecekler.
Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet, ulusal egemenliği, meclis üstünlüğünü esas alır, laiktir.
Atatürk’ün kurduğu cumhuriyet, ümmet den millet, kuldan yurttaş yaratmıştır.
Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme karşı, bu
Cumhuriyet: Ulusun, egemenliğini kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli
süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı devlet biçimidir.
Cumhuriyet, yönetim biçimi olarak halkın üstünde hiçbir otorite veya
yetkili makam tanımamakta, devlet gücü doğrudan doğruya halkı
oluşturan bireylerin elinde bulunmaktadır.
Tarih sahnesinden silinmek üzere olan bir imparatorluk…
Yokluklar içinde kurtuluş mücadelesi veren bir halk…
Bir enkazdan Cumhuriyet’İ kuran büyük bir önder…
Atatürk, Cumhuriyet’i işte bu sözlerle anlattı:
‘’Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir.(1933)
Çağdaş bir Cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir. (1931)
Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat
Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. (1926)
Türk Milleti’nin tabiat ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924)
Az zamanda çok büyük işler yaptık.
Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir. (1933)
Cumhuriyet, Türk Milleti’nin refah ve yükselmesi yolunda asırların görmediği başarılara erişti.
Asla şüphe yoktur ki Cumhuriyet’in gelecek evlatları, bizden daha çok refaha kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır. ‘’(1933)
Cumhuriyette egemenlik, kral, kraliçe, padişah, sultan gibi tek birkişiye ait değil halka aittir.
Halk, belirli zaman aralıklarından oy vererek, yine halktan olan yöneticilerini seçer.
Demokrasi: Halk tarafından, halk için oluşturulan halkın siyasi yönetimidir.
Demokrasi, özgür bir seçim sistemine dayalı halkın gücü elinde bulundurduğu bir yönetim şeklidir.
Diktatörlük: Diktatör, bütün siyasî yetkileri tek başına elinde bulundurur.
Dolayısıyla böyle bir hükûmet biçiminde, yönetimin diktatör olan tek bir birey tarafından yönetilmesi türüdür.
Ey yükselen yeni nesil!
İstikbal sizsiniz.
Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
Mustafa Kemal ATATÜRK
Atatürk’ün Gençliğe Seslenişi…
…………….Bağımsızlık ve cumhuriyetini yok etmek isteyecek düşmanlar,
bütün dünyada eşi görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler.
Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş,
bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi eylemli olarak ele geçirilmiş olabilir.
Bütün bu koşullardan daha acı ve daha tehlikeli olmak üzere, ülkenin içinde iktidara sahip olanlar duyarsızlık, sapkınlık ve hatta ihanet içinde bulunabilirler.
Üstelik bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını işgalcilerin siyasi istekleriyle birleştirebilirler.
Ulus fakirlik ve çaresizlik içinde yorgun ve bitkin düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin evladı!
İşte, bu durum ve şartlar içinde bile görevin Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır.
Meclisi zayıflatıp, cemaatlere geçit vererek; hak, hukuk ve adaleti askıya alarak, cumhuriyetimize zarar verilmektedir.
Biz Cumhuriyet çocukları içinde o isyan koru var.
Körükledik mi o isyan ateşi yanar.
Söz konusu vatan olunca, tavı gelen demire vurmak kolay…
Uzaktan duyduğumuz çakalların uluması,
Safları sıklaştıralım dileğimle, Cumhuriyet’le kalın.
Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in 100. yılını kutluyoruz. bütün ulusumuza kutlu olsun.. Vesselam…
Hoşça kalın dostça kalın, sağlıklı kalın…
Ramazan Yazar
Emekli Teknik Öğretmen
Ramazan YAZAR
Ramazan YAZARramazanyazar@kirsehiranadoluhaber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.