BİR NEFES SIHHAT (Herşeyin Başı Sağlık) « Kırşehir Anadolu Haber

BİR NEFES SIHHAT (Herşeyin Başı Sağlık)

Bu haber 16 Haziran 2023 - 9:36 'de eklendi ve 227 views kez görüntülendi.

“BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ.” K. ATATÜRK

 

İki niyetim vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler. Onlardan biri sıhhat, diğeri de boş vakittir. Hz. Muhammed(sav.)

Hiç kimseye, imandan sonra, Tennis elbow sağlıktan daha üstün bir nimet verilmemiştir. Hz. Ebubekir (r.a.)

Sağlık bir beden değil kafa meselesidir.

Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi var demektir.

Hastalık dediğin şey, atla gelir, yaya gider. PauI Heyse

İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Biri sağlık, öteki de gençliktir. Hz. Ali (r.a.)

Gücün ve mutluluğun temeli, sağlıktır. Benjamin Disraeli

 

Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur. Eflatun

 

Sağlıklı olmak istiyorsan; az ye, saygın olmak istiyorsan, az konuş. Özbek Atasözü

Hastalık, ölümün hizmetçisidir. Francis Rous

 

Öyle tedaviler vardır ki hastalığın, kendisinden daha kötüdür. PubIiIius Cyrus

Sağdıktan büyük, zenginlik yoktur. RaIph WaIdo Emerson

 

Kendini sağlam bilen hastanın, tedavisi olmaz. Eddy Fisher

 

Bir memleket halkının sağlığı, hakikaten bir devletin dayandığı bütün mutluluk ve gücün temelidir. George Sand

 

Hastalığa tutulmamak, hasta olup da iyileşmekten daha iyidir. Erasmus

 

İnsanlar, önce para kazanmak için sağlıklarını; sonra da sağlıklarını korumak için paralarını harcarlar. WoIfgang Van Goethe

Dünyanın en iyi doktorları: Perhiz, sükut ve neşedir. Jonathan Swift

 

Hastalıkları eritmek hususunda en kuvvetli tabip, neşeli düşüncelerdir. Kederlere ve ıstıraplara galebe çalacak, en büyük teselli de güzel niyetlerdir. AiIen

Bedenimizde görülen bazı hastalıklar, ruhlarımızda saklanan hastalıkların küçük parçalarıdır. NathanieI Hawtborne

 

Gerçek doktor, her hasta ile yaşayıp ölendir. Stefan Zweig

 

Her şeyin başı sağlık diye girdim konuya bugün. Yazımın hemen başlangıcında da tüm okurlarıma, Anadolu Haber sitemizi takip eden değerli dostlara, tüm Kırşehirlilere, Ülkemiz insanlarına ve tüm insanlığa sağlıklı ve huzurlu günler dilemek istiyorum.

Sağlık konusunu işlemek istedim bu hafta. Sağlıkla ilgili söylenmiş değişik kanallardan derleyebildiğim sözlerle başladım.

Hastane ve doktorlar için eskiler; Allah yokluğunu vermesin, oraya da kimseyi muhtaç etmesin derlerdi. Ama elde değil tabi. Yaşayan herkesin bir şekilde yolu mutlaka düşer doktorlara, hastanelere. Her ne olursa olsun hastane işi zor, hastalık zor.

Geçtiğimiz yıllarda bir yazımda kısaca bahsetmiştim. Yıllar önce rahmetli Nejat UYGUR’un oyunu vardı, Hastane mi, Kestane mi? Diye Canlı izleme imkanımız olmadı ama televizyonlar sağolsun, değişik kanallarda uzun süre yayınlandı. Hastanede geçen olayları traji-komik şekilde sunuyordu rahmetli Uygur. Nur içinde yatsın. Zamanın sağlık sektöründeki gerçekleri anlatıyordu çoğunlukla. Kapıcıdan tutun, hastane yönetimine kadar herkesi içine alan olayları anlatıyordu ve herkes kendisine bir pay çıkarıyordu izlerken.

Bu gün dünden çok farklı. Gelişen teknoloji, Doktor ve sağlık personelinin daha iyi eğitilmeleri, sağlık kurumlarımızın fiziki yapıları vb. Bunlara birde insanlarımızın daha bilinçli! (çoğunlukla tabi) olmaları, kendi haklarına sahip çıkmaları, başkalarına daha saygılı olmaları gibi etkenler bir araya gelince geçmişe nazaran bayağı yol aldık bu konuda.

Eksiklikler tamamlandı mı, her şey güllük gülistanlık mı? Buna da değil tabi ki derim. Çok yol aldık ama özellikle sağlık ve eğitim alanında daha çok yolumuz var. Ama bütün sorunları yine bizler çözeriz. Bizlerden kastım. Hepimiz. En tepe yöneticimizden, sivil vatandaşımıza kadar, bütün kademelerdeki herkes. Herkes kendi işini bilerek ve severek yapar, başkalarının haklarına saygılı olur, kendisine yapılmasını istemediği tutum ve davranışları başlarına yapmaz kısacası İnsan olmayı becerebilir isek işte o zaman sorunlarımızın çoğunluğunu çözmüş oluruz.

İşin temeli İNSAN olabilmek.

Her ne kadar dikkat etmesek da sağlığımızın ne kadar önemli olduğunu çoğunlukla biliyoruz yada öğrendik diye düşünüyorum. Bir yerde okumuştum, Ülkemizi ve insanlarımızı iyi tanıyan Amerikalı gazeteci bir yazısında demiş ki; “ Türkler ilginç insanlar. Arabalarında en küçük bir arıza olduğunda hemen bakıma götürürler ama kendi sağlıkları tamamen bozulmadan Doktora gitmezler” Ne dersiniz değerli okurlarım tespit doğrumu. Bence kısmen doğru. Geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız Pandemi döneminde bunu daha iyi anladık sanırım. Anladık da birde sağlığımızı emanet ettiğimiz, başlıkta da yazdığım, ATATÜRK’ümüzün de kendisini emanet ettiği Doktorlarımız var. Hani ülkesini bırakıp gitmek zorunda kalan, ellerin memleketlerine giden, kendilerine kapı gösterilen Doktorlarımız. Diğer sağlık personelimiz var. Onların durumu nasıl, toplumda gerekli saygıyı, ilgiyi, en çok da hak ettikleri sevgiyi görüyorlar mı. Bence ı- ııııhhh. Bu konuyu önümüzdeki günlerde tek başına ele almak istiyorum.

Sağlıklı günler temennisiyle;

 

Galın sağlıcakla.

 

HALK İÇİNDE MUTEBER BİR NESNE YOK DEVLET GİBİ.

OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ.”

Kanuni Sultan Süleyman.

Gürsel SEÇİLMİŞ
Gürsel SEÇİLMİŞgurselsecilmis@kirsehiranadoluhaber.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.